<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Türkoğlu Haber</title>
    <link>https://www.turkogluhaber.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş''ın Türkoğlu İlçesi''nde yayınlamakta olan Türkoğlu Haber Gazetesi''nin web sitesidir. Kahramanmaraş, Türkoğlu ve Türkiye''den en güncel haberleri sayfamızda bulabilirsiniz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 14:11:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[300 bin bir görülen Alcapa hastalığına yakalandı]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/300-bin-bir-gorulen-alcapa-hastaligina-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/300-bin-bir-gorulen-alcapa-hastaligina-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkoğlu’nda, 300 binde bir görülen kalp yetmezliği ve ani ölüme neden olabilen ’Alcapa’ hastalığına yakalanan Hüsnü Sığırcı, bir özel hastanede yapılan operasyonla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde ikamet eden 52 yaşındaki Hüsne Sığırcı'nın, 3 yıl önce kalbinden şikayetleri başladı. Gittiği sağlık merkezlerinde tedavisine yanıt bulamayan Sığırcı, son olarak kentteki bir özel hastaneye başvurdu.</p>

<p>&nbsp; Burada yapılan tetkikler sonucu, Sığırcı’nın 300 binde bir görülen hastalığa yakalandığı ve kalbinin kirli kan ile beslendiğini belirlendi. Doktorların müdahalesi ile alındığı ameliyattan başarılı bir şekilde çıkan kadın sağlığına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>&nbsp; Sular Akademi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Doç. Dr. Erdinç Eroğlu, Alcapa hastalığının nadir görüldüğünü belirterek, “Hastamız 52 yaşında ve 3 yıldır kalp şikayetleri mevcut imiş bize geldiğinde tetkikleri yaptık ve 300 binde bir görülen, ‘Alcapa’ sendromu denilen yani kalbi besleyen ana damarın aort yerinden akciğer damarından çıkması sendromudur ve bu da kirli kan ile kalbin beslenmesi demektir. Biz hastamız da bunu tespit ettikten sonra hemen hızlıca ameliyata karar verdik. Aslında çok riskli bir ameliyat ama bizde burada deneyimli ekiplerimiz ile beraber bu ameliyatı gerçekleştirdik. Akciğerinden çıkan damarı tekrar eski yerine naklettik. Güzel bir ameliyat oldu ve hastamız 2 gün sonra servise alındı ve artık kalbi temiz kan ile besleniyor. Hastalarda eğer bu ameliyat olmaz ise kalp yetmezliğe neden oluyor ve genelde erken yaşlarda kaybediliyor. Ama Hüsne hanım bu konuda biraz şanslı ve bu yaşa kadar damarlar ile gelmiş” dedi.</p>

<p>&nbsp; Hüsne Sığırcı ise, “3 yıldır kap rahatsızlığım vardı birkaç yere gittim sonuç bulunamadı. Sağ olsun hocamız çaremizi buldu ve sağlığımıza kavuştuk. Şuanda çok iyiyim ve doktor ve ekibine çok teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkoğlu, Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/300-bin-bir-gorulen-alcapa-hastaligina-yakalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jun 2022 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/uploads/2022/06/aw638939-01.jpg" type="image/jpeg" length="70480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Turan: ''Aşısızların ciddi anlamda solunum yetmezliği çektiğini görüyoruz'']]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-prof-dr-turan-asisizlarin-ciddi-anlamda-solunum-yetmezligi-cektigini-goruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-prof-dr-turan-asisizlarin-ciddi-anlamda-solunum-yetmezligi-cektigini-goruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sema Kultufan Turan, “Aşısızların akciğer hasarının yüksek olduğunu, ciddi anlamda solunum yetmezliği ve yoğun bakım ihtiyacı duyduğunu görüyoruz. ‘Aşısızların pandemisi’ demiştik daha önce. Hakikaten şu an yoğun bakıma en çok bu grup hastaları kabul ediyoruz” dedi.
  ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Ankara Şehir Hastanesi Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Sema Kultufan Turan, son zamanlarda artan vaka sayısının ve buna bağlı olarak da aynı şekilde artış gösteren ağır hasta sayısının yoğun bakımlara da yansıdığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Turan, aşılamanın öneminin yoğun bakımlarda direkt hissedildiğini vurgulayarak, şu an yoğun bakımlarda yer alan hastaların çok büyük bir oranının aşısını olmamış ya da aşı algoritmasını tamamlamamış kişilerden oluştuğunu belirtti. Aşılamanın pandemi zincirini kıracak en büyük silah olduğunun altını çizen Prof. Dr. Turan, aşı olmayan genç hastaların da yoğun bakımlarda görüldüğünü ve çok yoğun akciğer enfeksiyonu gözlemlendiğini söyledi.</p>

<h3>“Gençlerimizin aşıları konusunda hassasiyetlerini daha yüksek tutmalarını istiyoruz”</h3>

<p>Kış mevsiminin gelmesi ile kapalı ortamlarda bir araya gelmelerin de arttığına ve daha fazla dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Turan, “Aslında artık kış aylarına başlıyoruz. Eylül ayından itibaren hem ilkokul, ortaokul ve lise hem de üniversiteler yüz yüze eğitime başladı. Tabi üniversitelerin ayrı bir yeri var. Çünkü orada daha sosyal bir ortam söz konusu. Bu nedenle aşı ön plana çıkıyor. Orada gençlerimizin aşıları konusunda hassasiyetlerini daha yüksek tutmalarını istiyoruz. Çünkü hem eğitimlerinden geri kalmamaları adına hem de toplu ortamlarda arkadaşları ile birlikte vakit geçirebilmeleri için aşılı olmaları gerekiyor. Aşısızların akciğer hasarının yüksek olduğunu, ciddi anlamda solunum yetmezliği ve yoğun bakım ihtiyacı duyduğunu görüyoruz. ‘Aşısızların pandemisi' demiştik daha önce. Hakikaten şuan yoğun bakıma en çok bu grup hastaları kabul ediyoruz. 20 yaş ile ileri yaş arasında her yaş grubundan hasta özellikle de aşısız grup buradalar. Çok hafif semptomlar ile geçirme inancı yaygın gençler arasında. Ama ne yazık ki öyle olmuyor, virüs mutasyonlara uğradıkça çok ciddi anlamda akciğer tutulumları ile geliyorlar. Ciddi bir yoğun bakım ihtiyacı duyuyorlar. Gençler hastalığı sadece hafif geçirmiyorlar. Bunu unutmamaları lazım” şeklinde konuştu.</p>

<h3>“Bizim için yoğun bakıma kabulün asıl nedeni akut solunum yetmezliği”</h3>

<p>Covid-19 enfeksiyonunda başından beri en büyük sıkıntının akciğer tutulumu olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Turan, “Covid-19'un aslında en büyük sıkıntısı ağır solunum yetmezliği yani zatürre diye adlandırdığımız klinik tabloyu oluşturması. Bizim için yoğun bakıma kabulün asıl nedeni akut solunum yetmezliği. O yüzden de ciddi ağır zatürre tablosu oluşturduğunu görmeliyiz. Pandeminin başından beri de durum böyle zaten. O yüzden de biz hem genç yaş grubu hem de ileri yaş grubunu aşı ile bu ağır hastalık geçirme durumundan kurtarmaya çalışıyoruz. Evet, aşılı bireyler de enfekte olabilir. Yani virüsü alabilir. Ama hastalığı çok hafif geçirirler. Ne hastaneye ne de yoğun bakıma ihtiyaç duymazlar” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“İki doz sonrası üçüncü dozlarda gecikme olursa onlar da yoğun bakıma ihtiyaç duyar hale geliyorlar”</h3>

<p>Şu an yoğun bakımlarda tedavi gören hastaların yaklaşık yüzde 95'inin aşısız veya aşılama şeması tamamlanmamış kişilerden oluştuğuna dikkat çeken Prof. Dr. Turan, “Yüzde 50-60 oranında aşısız birey var, yüzde 30-35 civarında da çift doz aşı sonrası üçüncü dozunun olmayan hastalardan oluşuyor. O grubun da en önemli özelliği ilk aşılama sürecinin başladığı dönemde ileri yaş, 65 yaş üzerini aşılamıştık. Onlar daha sonra çok ciddi korundular. Hastalık oranları azaldı. Ama onların iki doz sonrası üçüncü dozlarında gecikme olursa sıklıkla onlar da yoğun bakıma ihtiyaç duyar hale geliyorlar” şeklinde konuştu.</p>

<h3>“Hem kendimizi hem de sevdiklerimizi koruyalım”</h3>

<p>Aşının hastalığın ağır seyretmesini ve yoğun bakıma geçişi engellediğini anımsatan Prof. Dr. Turan, “Biz aslında aşı ile önemli bir bağışıklık oluşturmaya çalışıyoruz. Ama virüsün aşılı bireyleri de enfekte edebileceğini unutmayın. Bu yüzden maske bizim vazgeçilmezimiz. Hele de kış aylarına giriyoruz. Kapalı alanlara girip çıkacağız. Maskemizi lütfen takalım. Hem kendimizi hem de sevdiklerimizi koruyalım. O yüzden maske vazgeçemeyeceğimiz bir araç şu an” dedi.</p>

<h3>“(Üçüncü doz önerisi) Uymayan grupta tabii ki ağır hastalık oranı arttı”</h3>

<p>Aşılama takvimine uygun hareket edilmesinin hayati derecede öneme sahip olduğuna dikkat çeken Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Turan, “Aşılama şemasının önemli bir kuralı da şu; iki doz aşı ile aşılanmak. O yüzden de ilk doz sonrası uygun aralıkla diye adlandırdığımız 3-4 hafta içerisinde ikinci dozun da yapılması gerekiyor. Bu iki doz aşılama sonrası özellikle Sinovac için üçüncü aydan sonra bir hatırlatma dozu önerisinde bulunduk. Halkımız da çoğunlukla buna uydu. Uymayan grupta da tabii ki ağır hastalık oranı arttı. Bu noktada aşılama şemasına uyulmasını öneriyoruz. Yine Biontech/Pfizer aşısı için de aslında aynı şeyi ifade etmek zorundayım. İki doz aşılama ve doz aralıklarını da yakından takip ederek aşılama gerekiyor” açıklamasında bulundu.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-prof-dr-turan-asisizlarin-ciddi-anlamda-solunum-yetmezligi-cektigini-goruyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Sep 2021 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/290920211407008704049.jpg" type="image/jpeg" length="41640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim Kurulu Üyesi İlhan''dan Mu varyantı açıklaması!]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-ilhandan-mu-varyanti-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-ilhandan-mu-varyanti-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, “Pandemi devam ettikçe belki Mu-1, Mu-2 gibi varyantların da çıkabileceğini bilmemiz gerekiyor. Çünkü virüs sürekli kendini geliştirmeye çalışıyor. Yaşam mücadelesi veriyor. Oysa insanlar aşı oldukça virüsün artık üreyebilecek bir yer bulamaması ile pandemiden kurtulacağımızı bilmek gerekiyor. Sözün özü aşılı sayısı ne kadar artarsa varyant sayısının da o kadar azalacağını söylemek mümkün” dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, Mu varyantının Türkiye'de ne kadar yayıldığına dair incelemenin devam ettiğini, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın da açıkladığı gibi şu ana kadar sadece 2 kişide saptandığını söyledi. Prof. Dr. İlhan, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Mu varyantının şu anda yeni bir varyant olduğunu, aşılara etkisi hakkında yorum yapmanın erken olacağını, ancak her varyanta karşı olduğu gibi aşıların bu varyanta karşı da etkili olmasının beklendiğini belirtti.</p>

<p>Bilim Kurulu Üyesi İlhan, “İsimlendirme Latin alfabesine göre yapılıyor, daha önce Delta varyantı görülmüştü, şimdi sırada Mu var onunla ilgili isimlendirme de yapıldı. Yoksa farklı bir virüs tipi değil bunlar da koronavirüsler. Ama tabi bir virüs yeni çıktıktan sonra şuan Kolombiya'da yoğun olarak görülmek ile birlikte ülkemizde de görülmesi önem arz ediyor.</p>

<p>Daha sonra belki ülkelerde baskın hale de gelebilir. Biliyorsunuz Delta varyantında da İngiltere varyantında da aynı şey söz konusu oldu. İlk çıkan Wuhan varyantına göre Delta'nın da İngiltere varyantının da baskın hale geldiği süreçleri yaşadık. Hangi varyant görülürse görülsün koronavirüsün bulaşma yolu değişmiyor. Yine solunum yoluyla bulaşıyor. Yine bizim fiziki mesafeye, maske takmaya, kapalı alanlarda olabildiğince bir ara gelmemeye dikkat etmemi gerekiyor. Ortamları da havalandırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Hangi varyant olursa olsun bugün baktığımızda aşı olan bireylerde hastalıkların daha hafif geçtiğine şahit oluyoruz”</strong></p>

<p>Aşı olmanın çok büyük öneme sahip olduğunun altını çizen Bilim Kurulu Üyesi İlhan, “Hangi varyant olursa olsun bugün baktığımızda aşı olan bireylerde hastalıkların daha hafif geçtiğine şahit oluyoruz. Hatta hem hangi varyant olursa olsun hem de hangi aşı olursa olsun, aşısı olmayanlara göre hastalıktan korunmada çok daha etkisi olduğunu görüyoruz. Bu nedenledir ki, aslında virüsün bulaşma yolu değişmediği gibi bulguları da değişmiyor. Tutulum yaptığı yaş grubu da farklı değil, tüm varyantlar için bunu söyleyebiliriz. Ama tabi bu varyantın Türkiye'de yaygın olup olmadığına bir bakmak gerekiyor.</p>

<p>Henüz aşıların ‘Mu' varyantına karşı etkili olup olmadığını söylemek için de henüz biraz erken. Çünkü yeni bir varyant, ülkemizde az görülüyor. Aşılı olan bireylerde mi, aşısız olan bireylerde mi görülüyor? Acaba ağır hasta olan, yoğun bakımda olanlarda görülüyor mu görülmüyor mu bunlar söylemek için daha erken. Ama tabi dikkatle takip etmek gerekiyor. Sağlık Bakanlığı da bunun takibini yapıyor. Süreci takip edip izlememiz gerekiyor” şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Pandemi devam ettikçe belki Mu-1, Mu-2 gibi varyantların da çıkabileceğini bilmemiz gerekiyor"</strong></p>

<p>Varyantların virüs tamamen bitene kadar oluşabileceğine dikkat çeken İlhan, “Pandemiden kurtulmanın yolunun virüsü yok etmek olduğunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Bunun da çözümü olarak aşılama şuan elimizdeki en güçlü silah. Pandemi devam ettikçe belki Mu-1, Mu-2 gibi varyantların da çıkabileceğini bilmemiz gerekiyor. Çünkü virüs sürekli kendini geliştirmeye çalışıyor. Yaşam mücadelesi veriyor. Oysa insanlar aşı oldukça virüsün artık üreyebilecek bir yer bulamaması ile pandemiden kurtulacağımızı bilmek gerekiyor. Sözün özü aşılı sayısı ne kadar artarsa varyant sayısının da o kadar azalacağını söylemek mümkün” diye konuştu.</p>

<p>(İHA)</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-ilhandan-mu-varyanti-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Sep 2021 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/080920211451324621620.jpg" type="image/jpeg" length="91325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KORONOVİRÜS VAKA SAYISI 32 MİLYONU AŞTI]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/koronovirus-vaka-sayisi-32-milyonu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/koronovirus-vaka-sayisi-32-milyonu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde yeni tip koronavirüs vakası sayısı 32 milyonu geçti.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 32 milyonu geçti. Kovid-19 verilerinin derlendiği "Worldometer" internet sitesine göre, virüse yakalananların sayısı 32 milyon 110'a ulaştı.  Vakaların en fazla görüldüğü ABD'de 7 milyon 119 bin 713 kişi Kovid-19'a yakalandı. ABD'nin ardından en fazla vaka görülen ilk 10 ülke, sırasıyla Hindistan (5 milyon 727 bin 750), Brezilya (4 milyon 602 bin 241), Rusya (1 milyon 122 bin 241), Kolombiya (777 bin 537), Peru (776 bin 546), Meksika (705 bin 263), Güney Afrika (693 bin 556), İspanya (663 bin 282), Arjantin (652 bin 174) ve Fransa (481 bin 141) oldu.  Türkiye'de de vaka sayısı 308 bin 69'a ulaştı. Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan Kovid-19, 200'den fazla ülke ve bölgeye yayıldı. Dünya genelinde Kovid-19 salgını nedeniyle 978 bin 985 kişi hayatını kaybetti. Kovid-19'a yakalanan 23 milyon 556 bin 281 kişi iyileşti, tedavisi süren 7 milyon 464 bin 844 aktif vaka bulunuyor.<br />
<br />
 </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/koronovirus-vaka-sayisi-32-milyonu-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2020 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/240920201356281403749.jpg" type="image/jpeg" length="92479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ANNE SÜTÜNDEN SONRA YUMURTA!]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/anne-sutunden-sonra-yumurta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/anne-sutunden-sonra-yumurta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Gülşah Erşan, protein deposu olan yumurtanın çocuk gelişimi açısından oldukça büyük bir etkiye sahip olduğunun altını çizerek, “Yumurta anne sütünden sonra en büyük 2’nci protein kaynağıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Gelişim çağında olan çocukların beslenmesi ile ilgili gazetemize önemli bilgiler veren Diyetisyen Gülşah Erşan, çocukların sağlıklı beslenmesinde en önemli maddelerden birisinin kahvaltı alışkanlığı olduğunu vurguladı. Kahvaltının çocukların güne zinde başlamasına fayda sağlayacağını anlatan Erşan, tabaktaki besin çeşitliliğine önem verilmesi gerektiğine dikkat çekti. Çocuklarda beyin gelişimini desteklemek için haftada 1 defa balık ve en az 2 defa tavuk eti tüketilmesi gerektiğini belirten Erşan, “Büyüme gelişme için en önemli besin kaynağı olan proteinler çocuklarımızın beslenmesinde çok önemli yeri sahiptir.  Protein kaynaklarımız olan et/tavuk/balık/yumurtadan günlük 2-3 porsiyon diş ve kemik sağlığımız için önemli olan süt, yoğurt/kefirden günlük 2-3 su bardağı, beyaz peynirden günlük 1 kibrit kutusu kadar tüketilmelidir” ifadelerini kullandı. </span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">“3 ARA ÖĞÜN ALIŞKANLIĞINI ONLARA ÇOCUK YAŞTA KAZANDIRIN”</span></span></span></b><br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Erşan, sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi: “Geleceğimizin ışık kaynağı olan çocuklarımızın beslenmesinde en önemli maddelerden birisi kahvaltı alışkanlığıdır. Günlük enerji ve besin ögesi ihtiyacımızın büyük bir kısmını karşılayan kahvaltıyı ihmal etmeyin. Kahvaltı çocuklarımızın güne enerjik başlamasına, metabolizmasının canlanmasına, zihninin açık olmasına destek olacaktır. İleriki yaştaki şişmanlığın başlıca sebeplerinin birisi düzensiz beslenmektir. Bunun önüne geçmek için her gün sabah öğle ve akşam olmak üzere 3 ana öğün ve bu öğünlerin arasında süt, meyve, kuru meyve, kuruyemiş gibi atıştırmalıkların olduğu 3 ara öğün alışkanlığını onlara çocuk yaşta <a name="_Hlk510363941">kazandırın.</a></span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">“HAZIR BESİNLERDEN UZAK TUTUN”</span></span></span></b><br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Temel enerji kaynağımız olan karbonhidrat kaynakları çocuklarımızın en çok sevdiği besin grubudur. Karbonhidrat kaynaklarından tam buğday ekmeği, pirinç, bulgur, makarna, patates gibi besinler tüketilmeli fakat diğer besin gruplarının yerini almamalıdır. Çocuklarımızın tabaklarında besin çeşitliliğine önem vermeliyiz. Örneğin bir tabak dolusu makarna yerine biraz et biraz sebze biraz makarna ve yoğurt tüketmesi çocuğunuzun büyüme gelişmesi açısından çok önemlidir. Yine karbonhidrat kaynaklarından olan çikolatalar, şekerlemeler, hazır bisküviler yerine taze meyve suları, bal, pekmez taze ve kuru meyveleri beslenme alışkanlıklarına eklemeli, evde sağlıklı atıştırmalıklar ve tatlılar hazırlamalısınız. Çocuklarımızı hazır besinlerden ne kadar uzak tutabilirsek o kadar sağlıklı yetiştirmiş oluruz. Hazır besinlerden uzak tutmak için yasaklamak kızmak yerine evde sağlıklı alternatifler geliştirmeyi deneyin.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">“YUMURTA PROTEİN KAYNAĞI”</span></span></span></b><br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Saydığımız protein kaynaklarından ikisinin üzerine değinmek istiyorum. İlk olarak yumurta anne sütünden sonra en kaliteli protein kaynağıdır. Yumurtayı örnek protein olarak nitelendiriyoruz. Anne sütünden sonra çocuklarımızın beslenmesinde mutlaka olması gerekir. Çocuğunuz yumurtayı sevmiyorsa farklı alternatifler geliştirerek yumurtayı sevdirmeye çalışın. İkincisi değinmek istediğim konu ise beslenme kültürümüze ne yazık ki girememiş olan kefir. Kefirin faydalarını saymakla bitiremeyiz. Özellikle çocuklarımızın beslenmesinde diş ve kemik oluşumuna, görme yeteneğinin güçlenmesine, hormon dengesinin sağlanmasına, otizm bulgularının hafiflemesine, zekâ gelişimine, bağışıklık sisteminin güçlenmesine, iştah açılmasına destek olan kefirin önemi büyüktür. Kefir mayası ile evde yoğurt mayalamaktan daha kolay olan kefiri mayalamayı ve çocuklarınızın beslenmesine eklemeyi unutmayın. Alışık olmadığımız bu tadı daha çekici hale getirmek için meyve ile birlikte rondodan geçirerek aromalı hale getirebilirsiniz. (çocuklarımız 1 yaştan itibaren 1 çay bardağı, 3 yaştan sonra günde 1 su bardağı kefir tüketebilir)</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">“YAĞLAR YÜKSEK MİKTARDA ENERJİ VERİR”</span></span></span></b><br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yetişkinlerde yağ tüketimine dikkat ederken çocuklarda dikkat etmeye çok gerek yoktur. Yağlar yüksek miktarda enerji verir ve büyüme gelişme çağında olan hareketli çocuklarımızın bu enerjiye ihtiyacı vardır. Ancak günümüzde çocuklarımız fazla hareket etmediğinde tablet ve televizyonlara bağımlı halde yaşadığında yağlarda kısıtlama yapmak gerekebilir. Çocuklarımızı trans yağ içeren cips gibi hazır besinlerden uzak tutmak için ara öğünlerde tüketebileceği sağlıklı alternatifler geliştirmeli ve yağ ihtiyacımızı badem, fındık, fıstık, ceviz, zeytin, zeytinyağı, tereyağı gibi sağlıklı yağlardan karşılamamız gerekir. Kabızlık sorunu yaşanan bu dönemde bu sorunları ortadan kaldırmak ve ileriki yaşlarda karşılaşılabilecek kronik kabızlığı önlemek için günde 2-3 porsiyon sebze ve 4-5 porsiyon meyve tüketilmelidir.  Tahıl ürünlerinden yulaf, arpa, müsli gibi besinleri ve yine bağırsak dostu olan kefiri çocuklarımızın beslenmesine eklemeyi unutmayalım.</span></span></span></p>

<p><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">ÇOCUKLARIN BESLENMESİNDE OLMASI GEREKEN EBEVEYN DAVRANIŞLARI:</span></span></span></b><br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çocuklarınızın sofraya sizinle birlikte oturmasına dikkat edin ve müdahale etmeden kendi yemeğini seçip yemesine izin verin.</span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Yemek istemediği bir besin için zorlamayın ve ısrar etmeyin bu negatif tepki doğuracaktır. Zorlamak yerine daha sonra ara ara tekrar teklif etmeyi deneyin istemediği takdirde ısrar etmeyin.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çocuğunuzu herhangi bir yemeği yemesi sonucu ödüllendirmeyin veya herhangi bir besini yediği için cezalandırmayın. Yasakların daha çekici geleceğini unutmayın.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Times New Roman","serif"">Çocuğunuzun gözü önünde yemek seçmemeye bunu ona göstermemeye dikkat edin. Sizi örnek alarak seçici davranabilir.”</span></span></span></li>
</ul>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/anne-sutunden-sonra-yumurta</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2020 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/160920200915292495134.jpg" type="image/jpeg" length="36828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İZOLASYONDAN KAÇAN YANDI]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/izolasyondan-kacan-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/izolasyondan-kacan-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı tarafından 81 il valiliğine gönderilen genelgeye göre evde izolasyon koşullarını ihlal eden kişiler, karantina süreçlerini yurt veya pansiyonlarda tamamlayacak. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İçişleri Bakanlığı, korona virüs tanısı konan ancak izolasyon koşullarına uymayarak risk oluşturan kişiler için harekete geçti. Bakanlık tarafından 81 il valiliğine gönderilen 'Yurt ve Pansiyonlarda İzolasyon' konulu genelgeye göre, evde izolasyon koşullarını ihlal eden kişiler karantina süreçlerini yurt veya pansiyonlarda tamamlayacak. Uygulama, izolasyon koşullarını sağlama imkanı olmayan geçici nitelikteki yerlerde kalanlar için de geçerli olacak. İzolasyon için tahsis edilecek yurt ve pansiyonların yönetimi bir mülki idare amirinin genel koordinasyonunda mevcut yöneticilerle yürütülecek. Evlerinde izolasyonda olması gerekirken bu kuralı ihlal eden kişiler hakkında TCK 195'inci maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacak. Bu kişiler, valiliklerce izolasyon sürecini tamamlamak üzere yurtlara veya pansiyonlara sevk edilerek, zorunlu izolasyona tabi tutulacak. Genelgede, içerisinde bulunulan kontrollü sosyal hayat döneminde korona virüs salgınıyla mücadelenin etkin olarak sürdürülebilmesi için alınan tedbirlere ve belirlenen kurallara riayet edilmesinin elzem olduğu ifade edildi. Daha önce valiliklere gönderilen genelgelerle izolasyon süreçlerini evlerinde geçirmekte olan (hastalığın ağır seyrettiği vakalar hariç), hastalık belirtisi gösteren veya bu yönde tanı konulan kişiler ile temaslı oldukları belirlenen kişilere yönelik etkin takip ve denetim sisteminin belirlendiği ifade edildi. Öte yandan mevsimlik tarım işçilerinin barındığı alanlar, inşaat şantiyeleri gibi yerlerde Covid-19 tanılı ya da temaslısı olan kişilerin izolasyona alınmalarında bu yerlerin geçici nitelikte olması ve izolasyon koşullarını sağlama imkanı bulunmaması nedenleriyle çeşitli güçlüklerle karşı karşıya kalındığı ifade edildi. Genelgede ayrıca İl/İlçe Salgın Denetim Merkezleri aracılığıyla yapılan rehberlik ve denetimlere rağmen hakkında izolasyon kararı verilmiş bazı kişilerin tedbirlere aykırı davranarak ikametlerini terk etmek suretiyle halk sağlığını riske attıkları, hastalığın başka kişilere bulaşmasına sebebiyet verdiklerinin anlaşıldığına dikkat çekildi. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 72'nci maddesinde yer alan "hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenler" ile ilgili hükmü kapsamında alınan tedbirler şu şekilde sıralandı: "İzolasyon koşullarını ihlal eden ya da izolasyon koşullarını sağlama imkanı olmayan geçici nitelikte yerlerde konaklayan kişilerin izolasyon süreçlerini geçirmek/tamamlatmak üzere valilerce yurt/pansiyon gibi yerler belirlenecek. İlgili bakanlıklarca valiliklere tahsis edilecek yurtlar veya pansiyonlar aşağıdaki görev paylaşımına göre çalışacak; yurt veya pansiyonların yönetimi vali tarafından görevlendirilecek bir mülki idare amirinin genel koordinasyonunda mevcut yöneticilerle sağlanacak. Valiler tarafından gerekirse diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da personel görevlendirilmesi yapılarak, bu yurt veya pansiyonların personel ihtiyacı karşılanacak. Yurt veya pansiyonların her türlü temizlik hizmetleri ve diğer lojistik ihtiyaçları AFAD tarafından karşılanacak. Yurt veya pansiyonlarda izolasyona tabi tutulması kararlaştırılan kişiler ile görevlendirilen personelin beslenme ihtiyaçları AFAD koordinasyonunda Kızılay tarafından giderilecek. Yurt veya pansiyonlarda izolasyona tabi tutulması kararlaştırılan kişilerin sağlık durumlarını gözlemlemek, tıbben gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına sevkini koordine etmek ve görevlendirilen personelin salgınla mücadelede belirlenen tedbirlere uygun çalışmasını sağlamak üzere yeterli sağlık personeli valiliklerce görevlendirilecek. Yurt veya pansiyonlara ziyaretçi kabul edilmeyecek. Yurt ve pansiyonların güvenliği mülki idare amiri gözetiminde 24 saat esasına göre kesintisiz sürdürülecek, bunun için yeteri kadar güvenlik/kolluk personeli görevlendirilecek. Hakkında evde/ikametinde izolasyon kararı verilmiş olmakla birlikte geçici ve mevsimlik işlerde çalışan tarım ve inşaat işçileri ile değişik sebeplerden ötürü izolasyon sürecini geçirecek uygun bir meskeni olmayan kişiler; valiliklerce kendilerine tahsis edilen yurtlara veya pansiyonlara yerleştirilecek ve izolasyon süresi burada tamamlatılacak. Bu kişilerin izolasyon süresince tahakkuk edecek iaşe ve ibate bedeli valiliklerce karşılanacak. Evde izolasyonda olması gerekirken yapılan denetimler sonucunda konutlarını terk etmek başta olmak üzere değişik şekillerde izolasyon kararına aykırı hareket eden kişiler hakkında ilgi genelgelerimiz çerçevesinde gerekli idari işlemler yapılacak ve TCK 195'nci maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacak. Ayrıca valiliklerce izolasyon sürecini tamamlatmak üzere yurtlara veya pansiyonlara sevk edilerek, zorunlu izolasyona tabi tutulacak."<br />
Vali/kaymakamlarca söz konusu esaslar çerçevesinde gerekli kararlar Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 27'nci ve 72'nci maddeleri uyarınca ivedilikle alınacak. Uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmeyecek, mağduriyete neden olunmayacak. Alınan kararlara uymayanlar hakkında Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince idari işlem tesis edilmesi ve konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanunu'nun 195'inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemler başlatılacak.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/izolasyondan-kacan-yandi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2020 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/110920201427512889738.jpg" type="image/jpeg" length="57726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["AĞIR HASTA SAYIMIZ ARTIYOR"]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/agir-hasta-sayimiz-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/agir-hasta-sayimiz-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı son 24 saatte 52 kişinin korona virüsten hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının 6 bin 782''e yükseldiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığının Covid-19 bilgilendirme sayfasında Türkiye'nin güncel korona virüs tablosu kamuoyuyla paylaşıldı. Tabloya göre son 24 saatte 52 kişi korona virüsten hayatını kaybetti, toplam can kaybı 6 bin 782'e yükseldi. Bugün toplam 110 bin 565 test yapılırken, bin 761 yeni vaka tanısı konuldu. Toplam vaka sayısı 283 bin 270 oldu. Bugün iyileşen bin 93 kişiyle birlikte toplam iyileşen toplam hasta sayısı 253 bin 245'e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 7,5, toplam ağır hasta sayısının ise bin 159 olduğu açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Ağır hasta sayımız artmaya devam ediyor”</strong></p>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün 110 binden fazla test yapıldı ve bin 761 yeni hasta tespit edildi. Ağır hasta sayımız artmaya devam ediyor. Kayıplarımız can yakıyor. Bu durumu durduracak olan birlikte tedbirlere uymaktır. Güç birlikte tedbirde” ifadelerine yer verdi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/agir-hasta-sayimiz-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2020 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/090920200958085211500.jpg" type="image/jpeg" length="35188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’a 4 yeni ambulans]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/kahramanmarasa-4-yeni-ambulans</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/kahramanmarasa-4-yeni-ambulans" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından Kahramanmaraş’ta kullanılmak üzere 4 adet tam donanımlı 112 Acil Yardım Ambulansı sağlık ekiplerine teslim edildi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sağlık Bakanlığı tarafından Kahramanmaraş’a gönderilen 4 adet ambulansın Acil Sağlık Hizmetleri Ekiplerine teslim töreninde konuşan İl Sağlık Müdürü Ali Nuri Öksüz, ambulansların 4x4 olduğuna dikkati çekti. Öksüz, “Sağlık Bakanlığımız tarafından ilimize gönderilen 4 adet tam donanımlı 112 Acil Yardım Ambulansını 112 Acil Sağlık Hizmetleri Ekiplerine teslim ettik. Hiçbir zorlu şart hastaya ulaşmamıza engel olmamalı. İnsan hayatı mazeret kabul etmez. Bu nedenle arazi aracı dediğimiz her tür zeminde ve hava koşulunda yol alabilecek yeteneğe sahip 4x4 ambulanslarımızı İl Sağlık Müdürlüğümüz bünyesine kattık. Yeni gelen ambulanslar sayesinde toplam 74 ambulansa kavuştuk.” dedi. </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/kahramanmarasa-4-yeni-ambulans</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Feb 2019 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/turkogluhaber-com-tr/imgs/070220191750553057697.gif" type="image/jpeg" length="17389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dondurmayı mutlaka su ile tüketin]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/dondurmayi-mutlaka-su-ile-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/dondurmayi-mutlaka-su-ile-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında dondurma tüketiminin artmasıyla beraber boğaz enfeksiyonu sıklığının da belirgin oranda arttığını belirten Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, dondurmanın mutlaka su ile tüketilmesi gerektiğini söyledi.  ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hisar Hospital Intercontinental Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Selim Yıldırım, “Malum sıcaklarda serinlemek için en çok tercih edilen şüphesiz ki dondurmadır. Dondurma doğru şekilde tüketildiği takdirde herhangi bir sağlık sorununa neden olmaz. Fakat doğru şekilde tüketilmezse bağışıklığı düşük olan kişiler de boğaz enfeksiyonuna neden olabilir. Dondurma süt, yağ, şeker, protein ve kalsiyum gibi vücut için önemli maddeler içerir, yaz aylarında çocukların vazgeçilmezidir. Tatlı seven insanlar için sağlıklı bir besin kaynağıdır. Doğal meyvelerden yapılan meyveli çeşitleri ile de antioksidan kaynağıdır. İnek sütü alerjisi olanlar ise keçi sütünden üretilen dondurma yiyebilir. Kendim Kahramanmaraşlıyım, bizim memlekette dondurma su ile beraber servis edilir. Su ile tüketmek boğaz enfeksiyonu sıklığını azaltıyor. Buna ek olarak dondurma ambalajından çıkarıldıktan sonra hemen tüketilmemeli. Bir miktar beklemek mide ve barsaklar içinde iyi olur. Yine boğazda küçük parçalar ve eriterek yemek boğaz enfeksiyonu olasılığını azaltır” dedi. Dr. Yıldırım, dondurma tüketilirken dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>  “Dondurmanın fazla miktarda tüketilmesi kilo problemi olanlar için sorun oluşturabilir, tok karna tüketmek daha sağlıklıdır, soğuk su ile tüketmeyin, dondurma yedikten sonra dişlerimizi korumak için ağız yıkanmalı. Paketli dondurmalar mutlaka soğuk zincirde korunmuş olmalı ve son tüketim tarihi kontrol edilerek tüketilmeli.”</p>

<p> </p>

<p><strong> “BOĞAZ ENFEKSİYONU SADECE DONDURMA TÜKETİNCE OLMUYOR” </strong></p>

<p>Burnu tıkalı kişilerin gece boyu ağızdan nefes aldıklarını ifade eden Dr. Yıldırım, “Ağızdan nefes almak boğazın kurumasına, dişlerin çürümesine, ağızda kötü bir tat hissine neden olarak boğaz enfeksiyonunu artırır. Bağışıklık sistemi zayıf kişiler de yine sürekli boğaz enfeksiyonu geçirir. Uyku apnesi- horlaması olan kişiler gece uykuda tıkanmaya bağlı daha sık hasta olurlar. Sigara içenler ve geniz akıntısı fazla olan kişiler daha sık hastalanır. Ağızdan solunum (ağızdan nefes alıp vermek) en sık nedenlerin başında gelir, burun tıkanıklığı, bağışıklık sisteminin zayıf olması, sigara içmek, antibiyotik direnci, aşırı yorgunluk ve uykusuzluk, stres, fazla soğuk ve sıcak yemek içmek, geniz akıntısı, geniz eti ve burun alerjisi sayılabilir. Bir yıl içerisinde 4-5 ten fazla boğaz enfeksiyonu geçirmesi durumunda, erişkin ve çocuklar için ameliyat seçeneği devreye girer. Geçirilen boğaz enfeksiyonu uygun şekilde tedavi edilmez ise bu enfeksiyon kalbe, böbreklere ve eklemlere zarar verebilir” açıklamalarında bulundu.</p>

<p> </p>

<p><strong>İHA</strong></p>

<p> </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/dondurmayi-mutlaka-su-ile-tuketin</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Aug 2018 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/010820181722252129722.jpg" type="image/jpeg" length="70351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/erken-teshis-hayat-kurtarir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/erken-teshis-hayat-kurtarir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğü Kanser Erken Teşhiş ve Tarama Merkezleri (KETEM) artık Cumartesi günleri de vatandaşlara ücretsiz kanser tarama ve danışmanlık hizmeti vermeye başladı.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konu hakkında açıklamalarda bulunan ve kanserde erken teşhisin çok önemli olduğunu vurgulayan Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Nuri Öksüz İl Sağlık Müdürlüğü olarak kanserle savaşta neler yaptıklarını anlattı. Öksüz açıklamasında, “Kanser günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi olup, sık görülmesi ve ölümle sonuçlanma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle de halk sağlığı açısından önem arz eden bir hastalıktır. Vücudumuzda hali hazırda var olan kanser hücrelerinin anormal ve kontrolsüz bir şekilde çoğalması ile gelişen kanser hastalığının; kişinin yaşam kalitesini azaltma, toplumda sosyal sorunlara neden olma ve ölümle sonuçlanma gibi birçok ağır sonuçları olmaktadır. “ ifadelerine yer verdi.İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren KETEM’ler (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) hakkında bilgi veren Öksüz, sözlerine şöyle devam etti:“ Müdürlüğümüz tarafından halkımıza vermiş olduğumuz hizmetler kapsamında, artık Cumartesi günleri de KETEM’lerde ücretsiz taramalar yapılacaktır. Merkezlerimize ulaşım imkânı olsun olmasın, uzak ve yakın köy, kasaba ve ilçe merkezlerimizden kanser taraması için oluşturulan grupları da yine ücretsiz olarak KETEM’e taşıyoruz. Çalışan, küçük bebeği olan, mesai saatlerinde yoğun tempoda çalışıp KETEM’e gelme imkanı bulamayan bayanlara yönelik olarak kanser taramalarını şehrimizde ilk defa hafta sonu başlatmış bulunmaktayız. ”  “Yörük Selim Mahallesi ve Elbistan İlçemizden sonra, Doğukent’de yeni açılan KETEM ile İlimizde hizmet veren KETEM sayısını 3’e çıkarmış durumdayız.” şeklinde açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Nuri Öksüz, “Kanserde ne kadar erken teşhis konulursa, tedavi imkanı o oranda artıyor. Dolayısıyla sağlıklı kişilerin düzenli olarak muayene olması ve tarama yaptırması gerekiyor. Taramada belli yaş gruplarımızın yaptırması gerekenler şu şekilde:40-69 Yaş Arası Kadınlar Meme Kanseri Taraması için 2 Yılda 1 Mamografi Çektirmeli30-65 Yaş Arası Kadınlar Serviks(RahimAğzı) Kanseri Taraması İçin 5 Yılda 1 HPV-DNA Smear Testi Yaptırmalı50-70 Yaş Arası Kadın ve Erkekler Bağırsak Kanseri İçin 2 Yılda 1 Taramalarını yaptırmalıdırlar.” Dedi ve “Kahramanmaraş halkımızdan ricamız bu taramalara katılmaları ve erken teşhis ile önlenebilir bir ölüm nedeni olan kanser hastalığıyla olan mücadelemizde bizlere destek olmalarıdır. Son olarak Erken Teşhis Hayat Kurtarır diyor, Ücretsiz KETEM taramalarına Cumartesi dahil haftanın 6 günü 3 KETEM Merkezimize tüm halkımızı davet ediyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>  </p>

<p><strong>Haber Merkezi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>           </p>

<p> </p>

<p>           </p>

<p> </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/erken-teshis-hayat-kurtarir</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Jul 2018 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/310720181714348640626.jpg" type="image/jpeg" length="47008"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İlerleyen süreçlerde hastanemizde uzman doktorlar olacak”]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/ilerleyen-sureclerde-hastanemizde-uzman-doktorlar-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/ilerleyen-sureclerde-hastanemizde-uzman-doktorlar-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkoğlu İlçe Sağlık Müdürü Mustafa Laz, Türkoğlu Devlet Hastanesinin ilerleyen zamanlarda daha donanımlı olacağını belirterek, uzman doktorlarların hastanede göreve başlayacağını söyledi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ın 70 bini aşkın nüfusuyla önemli bir ilçesi olan Türkoğlu, her geçen gün alanında yatırımlar yaparak kalkınmaya devam ediyor. Bu kapsamda tarımda adından söz ettiren Türkoğlu ilçesi, halkın, vatandaşın daha iyi sağlık hizmeti alabilmesi için de sağlık yönündeki çalışmalara hız verdi. ilk olarak yeni hastanesine kavuştuktan sonra sağlıkta altyapıyı oluşturan Türkoğlu ilçesi , şimdide hastaneye uzman doktorların görev yapması için kolları sıvadı. Tam donanımlı olmasa da halkın ihtiyaçlarını karşılayan Türkoğlu Devlet Hastanesine, Türkoğlu İlçe Sağlık Müdürü Mustafa Laz müjde vererek uzman doktorların geleceğini söyledi. İlçe Sağlık Müdürü Mustafa Laz, ilçeye yakında 7-8 kişilik bir uzman kadro geleceğinin müjdesini vererek, vatandaşların yaz sıcaklığında dikkat edilmesi gerekenleri, ilçede artan bazı vakalardan dolayı halkın bazı uygulamarı yapması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>İşte İlçe Sağlık Müdürü Mustafa Laz’ın konuşmasından satır başları;</strong></p>

<p><strong>“HASTANEMİZDE UZMAN HEKİMLER GÖREV YAPACAK”</strong><br />
Şuan ki devlet hastanesinde uzman doktor kadrolarının ilerleyen zamanlarda geleceğini söyleyen Laz, şu ifadelere yer verdi: “Şuan ilçemizde mevcut durumda bulunan fizik tedavi hastanemiz vardı. Bunun yanında da devlet hastanemiz açıldı. Yaklaşık 7-8 tane uzmanlık birimi olacak hastanemizde ama bunun için tabi bir süreç olacak hemen olacak bir şey değil. Biliyorsunuz kadrolarımız sınırlı. Ne kadar mezun verirsek bakanlığımız o kadar atama yapabiliyor. Geçici görevlerle falan başhekimliğimiz şuan tedarik etmeye çalışıyor ama ilerleyen süreçlerde 7-8 tane uzmanlık birimimizin Türkoğlu’nda olacağını söyleyebilirim. Çünkü Türkoğlu’nun buna ihtiyacı var nüfusu artıyor. Gelişmeye müsait bir ilçe. Bu ihtiyaçları karşılayabilecek düzeyde uzman sayısı oluşturulmaya çalışılıyor. İlerleyen zamanlarda her şey daha net olacak ve Türkoğlu hastanesine daha donanımlı bir şekilde kavuşmuş olacak.”</p>

<p><strong>UZUN SÜRE GÜNEŞ IŞINLARINA MARUZ KALMAYIN</strong><br />
Sıcaklıkların önümüzdeki günlerde daha da çok artacağını belirten Laz, hangi huşulara dikkat edilmesi gerektiğini aktararak, şunları kaydetti: “İlerleyen süreçlerde sıcaklıklar daha da artacak. Özellikle sıcaklığın daha fazla olduğu zamanlar çok fazla dışarıya çıkılmamalı. Özellikle saat 10.00 ile 14.00 arası çok tavsiye edilmiyor. Sıcak çarpması görülebiliyor. Sıcak çarpmasıyla birlikte baş dönmesi, halsizlik, kırgınlık şikâyetleri artar. Sıcaklık olduğu müddetçe en az 2,3 litre su tüketmesini isteriz. Sıcak olduğunda korktuğumuz şey ishal vakalarının artışıdır. Bunun önüne geçmek için hijyene, kişisel hijyene dikkat etmesi gerekir. El yıkamalara çok dikkat etmesi gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MEVSİM VAKALARI</strong><br />
“Mevsim dönüşü yaşadığımız için grip vakaları çok fazla görülüyor. Daha dirençli grip vakalarıyla karşılaşıyoruz. Dirençli derken şöyle, hastalık biran evvel düzelmiyor. Önceden 1 hafta 7 gün şekilde belirtirdik ama bu dönemlerde birkaç yıldır grip virüsleri daha dirençli. Bu hastalıklar 15 gün veya 1 aya kadar çıkabiliyor. Hastaların, vatandaşların biraz daha sabretmesini hani sık sık doktor değiştirmekten ziyade hastalığın düzeleceğine inanıp önerilen tedaviyi doğru düzgün uygulayıp sabretmesini istiyoruz. Sadece bitkisel tedaviyle, çaylarla bu hastalıklar düzeliyor. Antibiyotik kullanmamıza gerek yok. Grip için, soğuk algınlığı için antibiyotik kullanmamalıyız. Bir aya kadar sürse de sadece ağrı kesici, soğuk algınlığı ile bol su takviyesi ile bu hastalıklar tamamıyla düzenliyor. Korktuğumuz şey biz elimizden geldiğince dikkat ediyoruz, sulardan korkuyoruz ve suları sık sık kontrol etmeye başladık. Sıcak olduğu dönemlerde ishal vakaları bizi korkutur. O yüzden biz sık sık ölçümü yapıyoruz. Şuana kadar herhangi bir sıkıntı yok. Problem yaşanmıyor KASKİ ile de su konusunda da. Su problemimiz yok.”<br />
<br />
<strong>KENDİ İÇİMZDEKİ KAYGIYI ATMALIYIZ</strong><br />
“İnsan ilişkilerinde biraz uzak kaldığını düşünüyorum. Bir insan gidecek derdini başkasına anlatarak problemi kendi içine atmaktan ziyade başkalarıyla beraber çözüm arayarak bu psikolojik durumu rahatlatacak nedenler panik atak, depresyon gibi olayları yaşamak zorunda kalmazlar. Bunlar olduğu müddetçe şimdiye kıyasladığımızda insanlar birbirinden yavaş yavaş uzaklaşmaya başlıyor. Bu şahsi görüşüm. İnsanlar birbirinden uzaklaştıkça bu depresyon, şizofren, panik ataktır, psikolojik rahatsızlıklar daha fazla görülmeye başladı. İnsanlar birbirini daha fazla ziyaret etsinler. İnsanlar sorunlarını başkalarına anlatarak çözümünü aramalı. Düzenli beslenmeli, düzenli uyumalı. Bunlarda çünkü bu rahatsızlıklara neden oluyor.”</p>

<p><strong>ANTİBİYOTİK KULLANIMI</strong><br />
Ayrıca ülkemizde antibiyotiğin insanlar tarafından bilinçsizce kullanıldığına dikkat çeken Mustafa Laz, son olarak şunları söyledi: “Hekimlerimize güvensinler. Eğer bir kutu antibiyotik önerdilerse bir kutu bitene kadar kullansınlar. Uygun görülen antibiyotiği alıyorlar 2 gün kullanıyorlar 3 günden sonra ilacı bırakıyorlar. Bıraktıkları için tedavi yarım kalıyor. Düzelmiyor tekrardan doktora gidiyorlar. Geri antibiyotik alıyorlar ama geri yarım kalıyor. Doktorlarımızın tavsiyesine uysunlar. O zamanda antibiyotik ihtiyaçları olmaz. Soğuk algınlığı, grip vakalarında doktorlarımızdan ya da aile hekimlerimizden mümkünse gidip antibiyotik istemesinler. Zaten virüslere antibiyotik etki etmez. Etki etmediği için bu antibiyotikleri kullanmaya gerek yok. Antibiyotik tedavi dediğimiz, ağrı kesici ya da fizik tedavi değil. Bol su tüketimi, düzenli uyku ve düzenli hareket zaten kişilerin iyileşmesini hızlandıracaktır. Problemlerini ortadan kaldıracaktır. Dediğim gibi eğer hekiminiz antibiyotik öneriyorsa onu bitene kadar kullanması gerekir hastanın yoksa bir iki gün kullanıp iyileştiyse o onu bir sonraki evrede iyileştirmez. Onun için antibiyotik kutu bitene kadar kullanılması lazım. Öneri yoksa da kesinlikle biz kullanmalarını tavsiye etmiyoruz.”<br />
<strong>Haber: Adem Merk</strong></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/ilerleyen-sureclerde-hastanemizde-uzman-doktorlar-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Jul 2018 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/300720181136380058444.jpg" type="image/jpeg" length="42287"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
