<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Türkoğlu Haber</title>
    <link>https://www.turkogluhaber.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş''ın Türkoğlu İlçesi''nde yayınlamakta olan Türkoğlu Haber Gazetesi''nin web sitesidir. Kahramanmaraş, Türkoğlu ve Türkiye''den en güncel haberleri sayfamızda bulabilirsiniz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 20:09:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkoğlu’nun en nezih mekânı Köşem Pastanesi]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/turkoglunun-en-nezih-mekani-kosem-pastanesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/turkoglunun-en-nezih-mekani-kosem-pastanesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkoğlu’nun en nezih mekânı olan Köşem Pastanesi birçok çeşidiyle nezih bir ortamda müşterilerine hizmet vermeye çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 1 yıl önce kadar Masal Kafe’yi devralıp daha nezih bir ortam yaratarak Pastaneye çeviren, Köşem Pastanesi işletmecisi Şevket Ardıç, birçok çeşidiyle hizmet verdiklerini vurguladı. İşletme sahibi Şevket Ardıç, “Yaklaşık 1 oldu burayı devralalı, önce ki ismi Masal Kafe idi biz devraldık Pastane kafeye çevirdik.&nbsp; Yıllardır turizm sektöründe çalıştım, en son 11 yıl boyunca Ramada otelde pasta şefi olarak çalıştım. Bir yıl öncesine kadar burayı işyerimi açtım. Kendi mesleğimi devam ettirmek için kendi memleketimde bu işi yapmaya karar verdim ve burayı devraldım. Kafemizde Kahvaltı çeşitlerimiz, yaş pasta, kuru pasta çeşitlerimiz, baklava çeşitlerimiz, hamburger, pizza, çis kek, künefe, sıcak içecekler, soğuk içecekler gibi birçok çeşidimiz mevcut, çeşitlerimiz bol. Ürünlerimizin bir kısmını başka firmalardan, Dondurmayı Alpedo’dan tatlı çeşitlerini ise Tatlı Park’tan ve Karmen Pastanesinden temin ediyoruz’’ dedi.</p>

<p><img alt="IMG_5099" class="img-fluid" src="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/turkogluhaber-com-tr/uploads/2022/06/img-5099.JPG" style="width: 100%" / width="5184" height="3456"></p>

<p><b>En iyi şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müşteri memnuniyetini çok önem verdiklerini, vatandaşların buranın el değiştirdiğini bilmediklerini belirten Köşem Pastanesi işletme sahibi Şevket Ardıç, “En kaliteli şekilde müşterilerimize hizmet etmeye çalışıyoruz. Kul rızkını yer, kimseyle bir rekabetimiz yok, çok şükür bir ekmek kapımız var. Vatandaşlar mekânımızın aile salonuna çevirdiğimizi bilmiyorlar. Herkes ailesiyle beraber burada huzurlu bir şekilde vakit geçirebiliyor. Birçok aile buranın aile salonunun olduğunu, buranın el değiştirdiğini bilmiyor. İki katlı yerimizde üst katımızda sadece aile için hizmet veriyoruz, fiyatlarımız da uygun. Bu şekilde, en iyi şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz. Buraya gelen herkesin memnun olacağını düşünüyorum. Herkesi bekleriz’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="WhatsApp Image 2022-05-18 at 13.54.22" class="img-fluid" src="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/turkogluhaber-com-tr/uploads/2022/06/whatsapp-image-2022-05-18-at-135422.jpeg" style="width: 680px; height: 906px;" / width="1200" height="1600"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam, Türkoğlu</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/turkoglunun-en-nezih-mekani-kosem-pastanesi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jun 2022 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/uploads/2022/06/img-5082.JPG" type="image/jpeg" length="75503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeraltı suları yeryüzüne fışkırıyor]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/yeralti-sulari-yeryuzune-fiskiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/yeralti-sulari-yeryuzune-fiskiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş''ta bu yıl aşırı yağışlar nedeniyle bazı bölgelerde yeraltı su kaynakları yeryüzüne çıktı. Dulkadiroğlu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, "Önceki yıllarda yaşamış olduğumuz kuraklıktan çiftçimiz sıkıntılı günler yaşamasına neden olmuştu. Bolluk ve rahmet çiftçimizin yüzünü güldürüyor" dedi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br />
Dulkadiroğlu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, Kahramanmaraş’ta özellikle yağmur şeklinde düşen yağışların, bölgedeki artezyen kuyularından yeryüzüne geri döndüğünü ifade etti. <br />
Yağmurların çiftçilerin yüzünü güldüreceğini söyleyen Çetinkaya, "Bu bölgede geçtiğimiz yıllarda yağışların fazla olmasıyla birlikte, su kaynaklarımız ve kuyularımızdan suyumuz artezyen olarak atmaya başladı. Etkili olan yağışlar tarlada ekili olan ürünler için son derece faydalı olacak. Önceki yıllarda yaşamış olduğumuz kuraklıktan çiftçimiz sıkıntılı günler yaşamasına neden olmuştu. Bolluk ve rahmet çiftçimizin yüzünü güldürüyor. Bu durumda da memnunuz” dedi. <br />
Kahramanmaraş’ın Selimiye Mahallesi’nde yaşayan çiftçi Osman Sarıgül ise "Tarım ve hayvancılık yapmaktayız. Bu yıl Allah'ın rahmetinin bol olması nedeniyle sularımız borularımızın ağızlarından taşmaya başladı” dedi. </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/yeralti-sulari-yeryuzune-fiskiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Jan 2019 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/300120191606392820970.jpg" type="image/jpeg" length="76891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’a çevreci atık su arıtma tesisleri]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/kahramanmarasa-cevreci-atik-su-aritma-tesisleri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/kahramanmarasa-cevreci-atik-su-aritma-tesisleri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[
 Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından kente yaptırılan Atık Su Arıtma Tesislerinin çevreci ve modern bir şekilde inşa edildiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre, Ceyhan Havzasını kirleten unsurların ortadan kaldırılması ve sürdürülebilir bir çevre amacıyla Kahramanmaraş’a 4 yılda 4 dev tesis kazandırıldı.<br />
Hizmete alınan Afşin, Türkoğlu, Pazarcık Atıksu Arıtma Tesislerinde koku, bulanıklık ve diğer fiziksel ve kimyasal arıtmanın yanı sıra, azot ve fosfor giderimi ile mikro organizmalara karşı biyolojik arıtma yapılıyor.<br />
Tesislerde yer alan laboratuvarlarda tesise giren atık sular ile arıtılmış olarak tesisten çıkan sular, rutin olarak gerekli analizleri yapılarak kontrol altında tutuluyor.<br />
Kahramanmaraş’a kazandırılan ve bölgenin en büyük Atık Su Arıtma Tesisi konumunda bulunan Atık Su Arıtma Tesisinde son teknoloji ekipmanlar ve ünitelerle ileri biyolojik seviyede arıtma yapılıyor. İleri biyolojik arıtma prensiplerine göre atık suda bulunan karbonun yanı sıra, su kaynaklarında kirliliğe yol açan azot ve fosfor giderimi üniteleri barındırılıyor.</p>

<p><img alt="" height="332" src="https://cdn-photo.pivol.com/16132/imgs/020820181538058822191.jpg" width="590" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İHA</strong></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/kahramanmarasa-cevreci-atik-su-aritma-tesisleri-1</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Aug 2018 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/020820181537208829586.jpg" type="image/jpeg" length="48743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Turşuluk biber üretimine başlandı   ]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/tursuluk-biber-uretimine-baslandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/tursuluk-biber-uretimine-baslandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta üretimine başlanılan turşuluk biberlerin, İran ve Irak’a ihracatı yapılacak.   ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ın meşhur biberi dünya pazarındaki yerini alıyor. Çiftçiler farklı türde ürettikleri biberleri müşterilerinin beğenisine sunmaya devam ederken, kentte üretilen biberler Ortadoğu, Avrupa ve Asya ülkelerine ihraç ediliyor. Kendine has aroması ile yemeklerin vazgeçilmezi Maraş biberi, şimdi de turşuluk için üretiliyor. İlk defa tarım sektörüne giren ve 3 farklı türde Maraş biberi üretimi yapan Kazım Yazıcıoğlu, hasat sonunda 400 ton biber elde edeceklerini söyledi. Maraş biberi için özellikle, İran ve Irak ülkelerinden talepler olduğunu söyleyen Yazıcıoğlu, “Biz burada hem turşuluk, hem yemeklik, hem de salçalık biber üretimi yapıyoruz. Önce salçalık biberlerimizin hasadını yapacağız. Turşuluk biberlerimiz içinde imalatımızı Kahramanmaraş’ta ilk defa başlatmış durumdayız. Biberlerimizi özellikle yurt dışında İran ve Irak ülkelerine başlatacağız. Tarım sektöründe yeni olduğumuz için 400 ton olarak üretim yapmayı planlıyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl bu rakamı 10 katına çıkarmayı düşünüyoruz. Biber taleplerimiz çok ama bu yıl az bir arazide ekimimizi yaptık ürün var, önemli bir sorunumuz yok” diye konuştu.</p>

<p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHA                                         </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/tursuluk-biber-uretimine-baslandi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Aug 2018 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/010820181123473273508.jpg" type="image/jpeg" length="63690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin en büyük ‘çadırı’ mart ayında açılacak]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/turkiyenin-en-buyuk-cadiri-mart-ayinda-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/turkiyenin-en-buyuk-cadiri-mart-ayinda-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Yenikapı Etkinlik alanında yapımı süren Avrasya Gösteri Merkezi inşaatında incelemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Avrasya Gösteri Merkezi’nin Türkiye’nin en büyük çadır konseptli etkinlik alanı olacağını belirten Topbaş, projenin 10 bin metrekare zemin ile toplamda 18 bin 400 metrekare alana sahip olacağını söyledi. Feshane’deki Uluslararası Fuar Kongre ve Kültür Merkezi’nin yeterli olmadığını ve bu alanın birçok aktiviteye ev sahipliği yapacağını söyleyen Topbaş, “Burada 20 bin kişiye yakın kişinin katılacağı mitingler yapılabilir, 6 tenis kortu koyarak uluslararası tenis turnuvaları düzenlenebilir. 10 bin kişiye yemek verilebilir, iftarlar yapılabilir” dedi.<br />
<br />
<strong>“ANI FOTOĞRAFINI YILLAR SONRA BULACAKLAR, BİZİ ANACAKLAR” </strong><br />
<br />
Mart ayı içinde tamamlanması ve hizmete girmesi planlanan inşaatın yapımında görev alan işçilerle anı fotoğrafı çektiren Topbaş, “O fotoğrafı kaplayıp, kapatıp panellerin arkasına yerleştireceğiz. Yıllar sonra buralar onarım geçirirken söküp baktıkları zaman bulduklarında bizi anacaklar, hayırla yad edecekler” dedi.<br />
<br />
<strong>MATKABI ELİNE ALDI, PANELLERİ MONTAJLADI </strong><br />
<br />
Konuşmasının ardından şantiye alanını gezen Topbaş, eline matkabı alarak panelleri montajladı. Gazetecilerle sohbet eden Topbaş, evinde seramikten fayansa, alçıdan inşaata kadar tamir işlerini severek yaptığını söyledi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/turkiyenin-en-buyuk-cadiri-mart-ayinda-acilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171757351913062.jpg" type="image/jpeg" length="70826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bulduğu heykel parçasını müzeye teslim etti]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/buldugu-heykel-parcasini-muzeye-teslim-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/buldugu-heykel-parcasini-muzeye-teslim-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZMİR''in Urla İlçesi''nde banka memuru Yeşim Yüksel, Çeşme İlçesi''nde bulduğu kırık heykel başını müzeye teslim etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumartesi günü gittiği otomobiliyle Çeşme İlçesi'ne giden bankacı Yeşim Yüksel, ilçenin Pazaryeri mevkiinde yerde mermer heykel parçaları gördü. Otomobilini durdurup inen Yüksel, kırık heykel başını ve çevredeki parçaları toplamaya başladı. Babası heykeltıraş olduğu için heykellere meraklı olduğunu belirten Yeşim Yüksel, bunun tarihi bir eser olabileceğini düşünerek araştırma yaptı.<br />
<br />
Bulduğu kırık heykel başının, Aydın'ın Çine İlçesi'nde bulunan Helenistlik döneme ait mezar taşındaki heykel başına benzediğini belirleyen Yeşim Yüksel, bunu Çeşme Müzesi yetkililerine teslim etti. <br />
<br />
Çeşme Müzesi yetkilileri, kırık parçaları detaylı olarak inceleyeceklerini, sonucun birkaç gün içinde belli olabileceğini söyledi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/buldugu-heykel-parcasini-muzeye-teslim-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171756551915568.jpg" type="image/jpeg" length="70438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyaz değil, Sağlıklı diş önemli]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/beyaz-degil-saglikli-dis-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/beyaz-degil-saglikli-dis-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gönül rahatlığı ile gülümsemek, kahkaha atmak için bembeyaz, sağlıklı dişler gerekir. Düzenli olarak diş fırçalamak, diş sağlığı için önemli olsa da yeterli değil.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve diş hijyenini sağlamak için dişlerin doğru fırçalanmasını, fırçalama periyodunu ve hangi yan ürünleri kullanmak gerektiğini de bilmek gerekiyor. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. İbrahim Mahrebel, bilindiğinin aksine dişlerimizi yemeklerden ya da asitli içeceklerden hemen sonra değil en az yarım saat sonra fırçalanmanın daha doğru olduğunu belirterek, sağlıklı ve parlak dişlere sahip olabilmenin yollarını anlattı:<br />
<br />
Dişler, bizim küçük organlarımızdır. Sadece besinlerin parçalamaya ya da koparmaya yardım etmez aynı zamanda sesimizin doğru çıkmasını da sağlar. Kendini çevreleyen dokuları korur ve bu dokuların gelişmelerine de yardımcı olur. Ama en önemlisi estetik açıdan verdiği özgüvendir. Yüzümüzde ön planda olan dişlerimizin sağlıklı ve parlak olması elimizde. Doğru bakımla, ağız hijyenine dikkat ederek ışıl ışıl gülüşlere, sağlıklı diş etlerine sahip olmanız mümkün. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. İbrahim Mahrebel de ağız ve diş sağlığı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı: <br />
<br />
<strong>DİŞLERİNİZİ DOĞRU FIRÇALIYOR MUSUNUZ? </strong><br />
“Günde 3 kere diş fırçalamanın gerekliliğini bilmeyen yok. Ancak çok az kişi dişlerini doğru teknikle fırçalıyor. Diş ve diş eti sağlığı için sadece diş fırçalamak da yetmiyor, temizliği destekleyecek diş ipi, ara yüz fırçası gibi malzemeleri de düzenli kullanmak gerekiyor. Dengeli beslenmek, öğün aralarında atıştırmaları azaltmak ve florür içeren diş temizlik ürünlerini kullanmak ağız hijyenimizi sağlamak açısından büyük önem taşıyor. <br />
<br />
<strong>YEMEKLERDEN HEMEN SONRA FIRÇALAMA AŞINMAYA NEDEN OLUR</strong><br />
Diş etlerinin pembe olduğu, kanama ve şişlik olmayan ağızlar sağlıklı olarak kabul edilir. Bunun yanı sıra ağızda kötü koku da olmaması gerekir. Dişlerimizi koruyabilmek için ise şekerli ve asitli gıdalardan kaçınmalıyız. Bilinenin aksine dişlerimizi yemeklerden ya da asitli içeceklerden hemen sonra değil en az yarım saat sonra fırçalamalıyız. Çünkü asitli ve şekerli yiyecekler diş yüzeylerini aşınmaya uygun hale getirir. Dişler, bu hassasiyete sahipken fırça darbeleriyle diş yüzeyinde aşınmayı artırmamalıyız. Yemeklerden hemen sonra ağzımızı sadece suyla çalkalamak, yaklaşık yarım saat sonra da fırçalamak en doğrusudur. Öte yandan çay, kahve ve sigaradan da hem genel sağlığımız hem de diş sağlığımız için kaçınmalıyız. <br />
<br />
<strong>ERKEN TEDAVİ DİŞLERİ KORUYOR </strong><br />
‘Her beyaz diş sağlıklıdır’ düşüncesi yaygın olsa da yanlıştır. Çünkü her insanın ten rengine göre diş rengi vardır. Dişin rengi sarıya yakın olsa da çürüksüz ve hastalıksız ise sağlıklı sayarız. Toplumda en sık görülen yanlış ise dişlerimizde ağrı ya da hastalık hissetmeden doktora gitmemekten kaynaklanıyor. Diş kontrollerini her 6 ayda bir düzenli olarak yaptırmak gerekiyor. Böylece dişteki çürükler başlangıç aşamasında fark edilebilir, daha kolay ve ağrısız tedavi edilebilir. Unutmamak gerekiyor ki diş tedavileri ne kadar ertelenirse diş kaybetme riski de o kadar artıyor. <br />
<br />
<strong>DİŞ FIRÇANIZI ÜÇ AYDA BİR DEĞİŞTİRİN</strong><br />
Diş fırçalamanın ilk ve en önemli adımı doğru fırça seçimidir. Naylon, orta sertlikteki diş fırçalarını tercih edin. Uç kısmındaki kıl sayısı fazla olan ve ağız içinde rahat hareket ettirmek için ucu kısa olan fırçalar kullanın. Kullanılan diş fırçasını 3 ayda bir değiştirmek de çok önemli. Çünkü kılları yıpranan fırçalar dişlerden plak çıkarmada etkili olmuyor. Gevşek kıllar da dişlerdeki köşe kısımlara ulaşmayı güçleştiriyor. Diş fırçalarının kılları arasında zamanla mantar ve bakteri üreme ihtimali olması da diş fırçanızı değiştirmeniz için yeterli bir sebep.<br />
<br />
<strong>DİŞLERİ DOĞRU FIRÇALAMA TEKNİKLERİ</strong><br />
• Dişlerinizi günde en az 2 defa florür içeren bir macun ile fırçalayın. <br />
• Diş fırçanızı dişinize 45 derece eğimle tutun. <br />
• Diş macununu nohut büyüklüğünde sürün. <br />
• Dişleri yukardan aşağı oval bir süpürme hareketiyle fırçalayın. <br />
• Her yüzeye en az 4-6 fırça darbesi gelecek şekilde fırçalayın. <br />
• Arka dişleri fırçayı ileri geri hareketiyle temizleyin. <br />
• Dil yüzeyini fırçalamayı unutmayın. <br />
• Diş fırçasının temizleyemediği diş araları için diş ipleri veya ara yüz fırçaları kullanın. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/beyaz-degil-saglikli-dis-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171755541910254.jpg" type="image/jpeg" length="63525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya''da 110 bin dönümde 5 büyük müze]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/antalyada-110-bin-donumde-5-buyuk-muze</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/antalyada-110-bin-donumde-5-buyuk-muze" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ANTALYA''nın en gözde alanlarından birinde 110 bin dönümde inşa edilecek kent müzesi, Türkiye''nin en büyüğü olacak. 5 büyük müzenin yanı sıra, alanda gececi sergi alanları da yer alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıkılan Antalya Atatürk Stadı, Büyükşehir Belediyesi'nin eski yerleşkesi ve Karaalioğlu Parkı'nı kapsayan 110 bin dönümlük alan, Türkiye'nin en büyük kent müzesinin yapılacağı bölge olarak belirlendi. Antalya'nın en prestijli alanlarından biri olarak gösterilen bölgede kurulacak kent müzesi, Antalya Kent Konseyi koordinatörlüğünde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılacak. 'Karain'den Günümüze Antalya ve Antalyalılar Sergisi', 'Antalya Yönetim ve Belediye Tarihi Sergisi', 'Çağlar Boyunca Antalya'da Aile ve Evlilik Tarihi', 'Antalya Mutfak Kültürü', 'Antalya'nın Doğası Sergisi', alanda sürekli yer alacak müzeler olacak. 2018 yılının son aylarında tamamlanması öngörülen projenin ana amaçlarından biri de kent merkezine turist çekebilmek. <br />
<br />
<strong>20 YIL ÖNCE ÖNERİLDİ</strong><br />
<br />
Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, 1997 yılında önerdikleri projenin 20 yıl sonra hayata geçeceğini söyledi. Önerdikleri yıllarda projenin hayata geçirilmesi durumunda Antalya'nın büyük bir kazanıma sahip olmuş olacağını belirten Kurt, kent müzesinin kentin kültürel altyapısını ve kent kimliğini, kentin arşivinin tutulduğu bir kurum olarak yaşayacağını aktardı. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in 2005 yılında kent belleği merkezini açtığını hatırlatan Kurt, o dönem müzeyle ilgili çalışmalar yürütüldüğünü, ancak sonraki belediye başkanı Mustafa Akaydın döneminde kent belleği çalışmasının durdurulduğuna dikkati çekti. Semanur Kurt, şöyle devam etti:<br />
<br />
“Projeyi sahiplenmesi için Antalya halkının sürece dahil edilmesi gerekiyor. Yaşayan bir müze olsun istiyoruz. Herkes oranın kendisine ait olduğunu hissetsin. 2014 yerel seçimlerinden sonra Menderes Türel bizi ziyaret ettiğinde bize bu projenin Kent Konseyi sorumluluğunda götürme teklifinde bulundu. Belediye ile birtakım amaç ve ilkeleri ortaya koyan bir anlaşma imzaladık. Yürütme kurulunda kent konseyinde 3 kişi, belediyeden 2 görevli yer alıyor. İki yıldır çalışmalar yürütüyoruz. Kurum onaylı projeye son şekli verildi. Temalar netleştirildi. Tasarımla ilgili profesyonel firmalardan teklif topladık. En uygun ve en iyi yapanı tercih ettik."<br />
<br />
<strong>110 BİN DÖNÜMLÜK ALAN</strong><br />
<br />
Ana kurgunun ortaya çıktığını dile getiren Kurt, detay çalışmaların ele alındığını söyledi. Proje konusunda Antalya'da herkesin önerilerine açık olduklarını belirten Konsey Başkanı Kurt, “Antalya halkının daha çok katılımına ihtiyacımız var. Bu katılım için birtakım programlar düzenledik. Bu kent müzesinin yaşaması için değer katmalarını istiyoruz. Her kesimin katıldığı bir gönüllülük projesi oluşturuyoruz. Bu gönüllü potansiyeli henüz çalışmalarına başlamadı. Kent müzesi klasik müzelerden çok farklı olacak" diye konuştu. <br />
<br />
Antalya'nın en değerli ve kente kimlik katan park olan Karaalioğlu Parkı'nda yer alacak kent müzesinin 110 bin dönüm alanda konumlandırılacağını belirten Kurt, 70 bin dönümde müzenin kurgusunun yapılacağını, 40 bin dönümde park yer alacağını söyledi. <br />
<br />
<strong>'DÜNYADA BAŞKA ÖRNEĞİ YOK'</strong><br />
<br />
Projeyi katılımcı ve şeffaf yürüttüklerini kaydeden Semanur Kurt, şöyle konuştu: <br />
<br />
“Antalyalıların yürüttüğü bu proje Türkiye'de ilk olacak. Dünyada da başka örneğini bilmiyoruz. Halkın katılımı ile şekillenecek. Belediyeler siyasi yapılardır. Projenin kesintiye uğramaması için Antalya halkının sahip çıkması gerekiyor. Belediyeler burayı arka bahçelerine çevirmeye kalkarsa bunun hesabını sorarız. Antalya bunun hesabını soracaktır. Kentin hafızası olacak. Atatürk Evi'nin müzeye dahil edilmesini istiyoruz. Hıdırlık Kulesi sürece dahil edildi. Kesik Minare'nin de dahil edilmesini istedik. Orada bir mahkeme süreci var. Turizm içinde kent bir çekim merkezi olacak. Yerli ve yabancılara hitap edecek."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/antalyada-110-bin-donumde-5-buyuk-muze</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171755181911270.jpg" type="image/jpeg" length="35326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk doktordan müthiş buluş!]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-doktordan-muthis-bulus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-doktordan-muthis-bulus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>KANSER TESTİ, GEBELİK TESTİ GİBİ ECZANEDEN ALINACAK, EVDE TEST YAPILABİLECEK</strong><br />
<br />
Çalışır prototipi üretilen ve seri üretime geçildiğinde eczanelerden alınarak evde uygulanabilmesi hedeflenen cihaz, basın toplantısı ile tanıtıldı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Mühendislik Bilimleri-Nanoteknoloji Bölümü'nde akademisyen olarak çalışan Dr. Melike Karakaya, Serviks (rahim ağzı) kanserinin teşhisini kolaylaştıracak bir buluşa imza attı. Uzman doktorlar tarafından uygulanan smear testinin çocuk uzun sürede sonuç vermesi, örneklerin toplanarak bir merkezde test edilmesinin zahmetli olmasından yola çıkan Karakaya, daha basit bir yöntem oluşturmak için çalışmalarına başladı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü'nde, Nanoteknoloji Doktora Programını ekim ayında tamamlayan Karakaya, 'Serviks Kanserinin POC Erken Moleküler Teşhisi İçen 3D Kağıt Bazlı Analitik Mikroakışkan Çip' üzerine yürüttüğü tezini tamamladı. Tez çalışmaları sırasında TÜBİTAK'tan destek alan Karakaya, bu konu üzerine Boston Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü'nde araştırmalarını gerçekleştirme fırsatı buldu. Karakaya'nın çalışmaları sonucunda ürettiği çip, Katip Çelebi Üniversitesi Rektörlük Binası'nda gerçekleştirilen basın toplantısı ile tanıtıldı. Toplantıya, Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Malas ve Dr. Melike Karakaya katıldı. Toplantıda konuşan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, üniversitelerinin bilimsel gelişmelerle kendini gösterdiğini belirterek, "Melike Karakaya hocamız çok iyi bir çalışma gerçekleştirdi. Tez çalışması sırasında TÜBİTAK'dan burs aldı. Boston Üniversitesi ile birlikte çalıştı. Rahim ağzı kanserinin teşhisinde yapılan testi kolaylaştırdı. Smear testinde örneklerin alınması ve test edilecek merkeze götürülmesi zor oluyordu. Bir uzmanın bu örnekleri tek tek incelemesi gerekiyordu. Hocamızın çalışması sonucunda bu test sayesinde bir uzmana ihtiyaç olmadan 10 dakika içerisinde sonuç alınabilecek. Geliştirilen çipi her doktor muayenehanesinde uygulayabilecek" dedi.<br />
<br />
<strong>RAHİM AĞZI KANSERİ TEŞHİSİ İÇİN ÇİP GELİŞTİRDİ</strong><br />
<br />
45 yaş altı kadınlarda kanserden ölümlerin 3. sırada olduğunu, 30 yaşını geçen her kadının yılda bir kez smear testi yaptırdığını söyleyen Dr. Melike Karakaya, "Buradaki ihtiyacı görerek, mühendislik alanını sağlık ile birleştirip ülkemize sağlık alanında fayda sağlayacak bir cihaz geliştirmek istedik. Dünyada 2 dakikada 1 kadın hayatını kaybediyor. Dünyada yılda 270 bin kadın rahim ağzı kanserinden hayatını kaybediyor. Rahim ağzı kanserini erken teşhis yapabilen bir cihaz geliştirmeyi düşündüm ve şuan sonuca vardık. TÜBİTAK bursu ile Boston Üniversitesi'nde çalışmalarımı gerçekleştirdim. Beth Israel Hastanesi de bana örnekler sağlayarak destek oldu. Bu cihazı Sağlık Bakanlığı'nın katsıyla seri üretimini yapmak istiyorum. Erken teşhis rahim ağzı kanseri çipi sadece Türkiye için değil tüm dünyada kadınlar için önemli" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>ÇİP ECZANELERDEN ALINARAK EVDE KULLANILABİLECEK</strong><br />
<br />
Seri üretime geçildiğinde çipin eczanelerden alınarak evde uygulanabilir formunun üretilebileceğini söyleyen Karakaya, "Şuan ürettiğimiz enzimli çip ile 4.6 dakikada tamamen ölçülebiliyor. 13 ay süren çalışma sonucu ürettiğimiz bu cihazın evde uygulanabilir hali ise yaklaşık 30 dakika içinde sonuç verebilecek. Hasta aldığı sürüntü örneğini cihazla birlikte verilen alkollü çözeltide seyreltip, preparata damlatacak. Aynı gebelik testi gibi negatif ya da pozitif diye bir sonuç elde edilecek. Şuanki üretilen prototiplerin maliyeti yaklaşık 1 dolar" dedi.<br />
<br />
<strong>SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN DESTEK BEKLİYOR</strong><br />
<br />
Kanser hastalığında erken teşhisin çok önemli olduğunu söyleyen Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
<br />
"Smear testi zahmetli bir test. Bir uzmanın tek tek kontrol etmesi gerekiyor. Bu testlerin toplanıp o uzmanın bulunduğu merkeze gönderilmesi gerekiyor. Bu da zaman kaybına neden oluyor. Ben hem daha pratik bir uygulama hem de erken teşhisi sağlama adına çalışmalarımı sürdürdüm. Özel firmalardan da teklif geliyor. Ancak bu ürünü bir devlet üniversitesinde geliştirdim, Sağlık Bakanlığı desteği ile de milletimizin hizmetine sunmak istiyorum."</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-doktordan-muthis-bulus</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171750401911967.jpg" type="image/jpeg" length="32391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hava ısındı, balık çeşidi arttı]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/hava-isindi-balik-cesidi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/hava-isindi-balik-cesidi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇANAKKALE''de 1 haftadan bu yana devam eden soğuk hava ve kar yağışı ardından, tezgahlardaki balık çeşidinin bollaşması balıkçıların ve halkın yüzünü güldürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta tüm ülkede etkili olan soğuk ve elverişsiz hava koşulları, tezgahlardaki balık çeşitlerini etkiledi. Marmara Bölgesi'nde güçlükle balığa çıkılırken, tutulan balık da az oldu. Çanakkale'de de tezgahlardaki balık çeşitleri 5'e kadar düştü. Havaların ısınması ile birlikte balıkçı tezgahlarındaki balık çeşidi tekrar bollaştı. Nadir Balıkçılık'ın sahibi Volkan Kaşıkçı, karlı dönemde tezgahlarda 5 çeşit balık bulunduğunu, fiyatların da yüksek olduğunu belirterek, şöyle dedi:<br />
<br />
"Havaların biraz daha açılması, rüzgarın durmasıyla birlikte çeşitlilik çoğaldı. Şu anda tezgahlarda 11 çeşit balığımız var. Karlı dönemde hamsinin fiyatı 25 lira civarıydı. Şimdi 15 liraya düştü. İstavrit 15 lira, kupa 15 lira, sardalya 10 lira, sarıkanat 35 lira, çipura 25 lira, levrek 35 lira ve tekir 35 liradan satılıyor. Çeşitlilik arttı. Önümüzdeki dönemlerde biraz daha artmasını umut ediyoruz. Fiyatlarda ise düşüş beklemiyoruz. Çünkü balık bu sene azaldı. Geçtiğimiz dönemlerde bolluk bitti desek yeridir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/hava-isindi-balik-cesidi-artti</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171750061911557.jpg" type="image/jpeg" length="55211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupalı mesiri sevdi]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/avrupali-mesiri-sevdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/avrupali-mesiri-sevdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MANİSA''yı Mesir''i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, bu yıl 477''ncisi düzenlenecek mesir festivali öncesi hazırlıkların aralıksız sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupalıların mesiri sevdiğinin belirten Tanık, geçen yıl Avrupa ülkelerine 15 ton mesir ihraç ettiklerini söyledi. <br />
<br />
UNESCO'nun 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'nde bulunan Mesir Macunu Festivali için bu yıl da Sultan Camisi'nin kubbe ve minarelerinden 5 ton mesir macunu saçılacak. 23 Nisan'daki etkinlik öncesi saçılacak mesirler 20 kadının hünerli elleriyle makine yardımı olmadan hazırlanıyor. Manisa'yı Mesir'i Tanıtma ve Turizm Derneği'nin imarethanesinde yılın 12 ayı boyunca günlük olarak hazırlanan şifalı macunlar, 41 çeşit baharatla harmanlanarak paketleniyor. <br />
<br />
<strong>FESTİVAL 21 MART'TA START ALACAK</strong><br />
<br />
Mesirlerin geleneğine uygun olarak hazırlandığını belirten Tanık, "Mesir macunu artık sadece saçımında değil, bütün yıl boyunca üretilen ve perakende noktalarında vatandaşlarımıza ulaşan doğal bir ürün haline geldi. Manisa'ya gelen insanlar 12 ay boyunca üretilen bu ürünü bulamıyorlar. 21 Mart'ta temsili karma töreniyle birlikte 477'nci mesir festivali başlayacak. 23 Nisan Pazar günü mesir saçımını kararlaştırdık. 5 ton mesir saçacağız. Artık mesir deyince Manisa, Manisa deyince de mesir akla geliyor" diye konuştu. <br />
<br />
<strong>15 TON MESİR İHRAÇ EDİLDİ</strong><br />
<br />
Dünya üzerinde mesir macununa olan ilginin giderek arttığını, komşu Arap ülkelerinin yanı sıra Avrupalıların da ürüne ilgi gösterdiğini belirten Tanık, "Türklerin daha fazla bulunduğu Rusya, Almanya, Avusturya gibi ülkelerden mesire yoğun talep var. Son beş yıla bakıldığında sayı gittikçe fazlalaşıyor. Geçtiğimiz yıl 15 ton mesir dışarıya ihraç ettik. Bunun önümüzdeki yıllarda patlayacağını düşünüyorum. Burada önemli olan tonaj değil, bir paket mesirin bile Rusya'da, Almanya ve Avusturya da bir markette bulunması bizim için yeterli. İhracatı arttırmanın en iyi yolu burada yaptığımız mesir festivalinin kurumsal olarak tanıtmakla ve katıldığımız yurt içi ve yurt dışı fuarlarında bunu anlattığımızla doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Elde ettiğimiz çalışmalarda kazanılan geliri Manisa'nın tanıtımı için harcıyoruz" diye konuştu. <br />
<br />
<strong>15 TEMMUZ MESİR SATIŞLARINI ETKİLEDİ</strong><br />
<br />
Yıllık 150 ton mesir ürettiklerini kaydeden Tanık, 15 Temmuz sürecinin mesiri olumsuz etkilediğini söyledi. Tanık, "15 Temmuz, herkesi olduğu gibi bizleri de etkiledi. Piyasada ekonomik anlamda duraksamaya başlayınca doğal olarak mesir macunu satışlarını da etkiledi" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/avrupali-mesiri-sevdi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171747521916121.jpg" type="image/jpeg" length="47336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanseri Akdeniz sahillerinde yendi]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/kanseri-akdeniz-sahillerinde-yendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/kanseri-akdeniz-sahillerinde-yendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HATAY''ın Erzin İlçesi''nde oturan 68 yaşındaki Ali Karataş, doktorların 3 ay ömür biçtiği kolon kanseri hastalığını Akdeniz sahillerinde yendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Köy Hizmetleri'nde 35 yıl çalıştıktan sonra emekli olan 4 çocuk babası Ali Karataş, 6 yıl önce kolon kanserine yakalandı. Doktorunun, 3 ay ömrünün kaldığını söylediğini belirten Ali Karataş, deniz sahili bulunan Erzin İlçesi'ne taşındı. Burada tekrar yaşama tutunan Karataş, hastalığı yendi. Karataş, şöyle dedi:<br />
<br />
"Rahatsızlığımdan dolayı 6 yıl önce Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne gittim. Burada ameliyat oldum ve 1 yıl kemoterapi tedavisi gördüm, 1 yıl bağırsaklarım dışarıda gezdim. Bu sırada doktorlar çocuklarıma '3 ay yaşar, ya da yaşamaz' demiş. Buraya geldiğimde 2 kişinin kolları arasında sahile gidebiliyordum. Buranın temiz ve stressiz havası ve biraz da bakım ile kolon kanserini yendim ve şuanda hiç bir şikayetim yok. Buranın havasına temizliğine alıştım."<br />
<br />
Erzin'in Burnaz sahiline şifa bulmak için onlarca hastanın geldiğini kaydeden Karataş, "Buranın havası akşam olduğu zaman iyotlu sisli hava gibi görünür. Burada şifa için kışın bile kalanlar var. 3 ayda bir kontrole gitmekteyim ve şu anda kısa bir ömür biçen doktor hiç bir problemin yok diyor" diye konuştu. <br />
<br />
Burnaz Güzelleştirme ve Derneği Başkanı Kaplan Yılmaz ise, Burnaz sahilinde bol oksijen ve iyotlu bir hava olduğunu belirterek şunları söyledi:<br />
<br />
"Burası bir tedavi merkezi. Buraya gelen profesörler, doktorların tek söyledikleri şey şudur 'Böyle bir kum, hava, oksijen böyle bir iyot olmaz' diyorlar. Buralar inşallah daha da güzelleştirilir. Burada yaşlı hasta, parasız tüm insanlar buradalar. Bu oksijen bu hava hiç bir yerde bulunamaz."</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/kanseri-akdeniz-sahillerinde-yendi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171747101915446.jpg" type="image/jpeg" length="76032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su kabağından yaptığı eşyalar ilgi topluyor]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/su-kabagindan-yaptigi-esyalar-ilgi-topluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/su-kabagindan-yaptigi-esyalar-ilgi-topluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BALIKESİR''in Ayvalık İlçesi''ne yerleşip, 17 yıllık mesleği sağlık memurluğunu bırakan Gökhan Güngör, kentte kabak tasarım atölyesi kurdu. Güngör''ün su kabaklarından yaptığı çeşitli eşyalar beğeni toplayıp, ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geçmişte su kabı, hamam tası gibi kullanım alanları olan, ancak gelişen teknoloji ve farklı materyallerin hayata girmesiyle gözden düşen su kabakları tekrar hayat buldu. Başta tavan ve masa lambaları olmak üzere tuzluk, takı kutuları, kaseler, vazolar olarak kullanım alanı bulan su kabakları, delme ve boyama yöntemiyle özgün ve rengarenk şekillerle donatılarak görünümü hoş objelere dönüşüyor. <br />
<br />
Beş yıl önce kabak süslemeyle tanışarak 17 yıllık mesleği sağlık memurluğunu bırakan, kendini su kabağından eşyalar yapmaya adayan Gökhan Güngör, Ayvalık'ta açtığı atölyesinde hem yapıyor hem de öğretiyor. Cunda (Ali bey) Adası'ndaki 'Düş Kapanı' adlı atölyesini ilçe merkezine, Ayvalık Kabak Tasarım Atölyesi adıyla taşıyan Güngör, gelen yoğun talep üzerine su kabağı süslemesini öğretmeye başladığını ifade etti. Doğal olan kabak eşyaların günlük yaşama tekrar girmesinden memnun olduğunu söyledi. <br />
<br />
Hatay ve Antalya'dan temin edilen kabakların temizleme, delme ve boyama safhalarından sonra ortalama 2 günlük bir çalışmayla dekoratif ve kullanışlı eşyalara dönüştüğünü belirten Gökhan Güngör, "Yaklaşık 5 yıldan beri su kabağından eşyalar yapıyorum. Önce hobi olarak başladı. Hediye isteyenler oldu ve gelen ilgi doğrultusunda sonra ticari olarak çalışmaya başladım. 17 yıl sağlık memurluğunu bıraktım ve Ayvalık'ta sadece su kabağından eşyalar yapmaya başladım. Çok memnunum. Su kabağı çok doğal. Yaptığımız lambalara sinek bile gelmiyor. Kolay işleniyor, değişik figürler yapılabiliyor ama hassas. Sabırlı ve dikkatli bir çalışma gerektiriyor. Mesela yaptığım bir su kabağına şekli yaparken 20 bin adet delik açtım. Ayrıca bu eşyaların bir eşi daha yok. Benzeri olabilir ama hepsi birbirinden farklı oluyor. Ayvalık'ta su kabağına ilgi yoğun. Hem eşyaları almak hem de kendileri yapmak istiyor vatandaşlar. Çevreden gelen ilgi üzerine kurs vermeye başladım. Bu işin tekniğini öğretirken karşılıklı farklı olarak neler yapabiliriz diye konuşuyoruz" dedi. <br />
<br />
Yaklaşık bir aydır su kabağından eşya yapmaya başlayan kursiyer Veysel Öztürk ise, "Elime bir kabak geçti bunu nasıl süslerim diye düşünüyordum. Bir şeyler yapmaya çalıştım ama buraya gelip arkadaşı görünce hiçbir şey bilmediğimi anladım. Çok şeyler öğrendim ve bir şeyler yapmaya çalışıyorum" dedi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/su-kabagindan-yaptigi-esyalar-ilgi-topluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171743378511981.jpg" type="image/jpeg" length="17607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk İşaret Dili akıllı cihazlar ile herkese ulaşacak]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-isaret-dili-akilli-cihazlar-ile-herkese-ulasacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-isaret-dili-akilli-cihazlar-ile-herkese-ulasacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞİTME engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak ve Türk İşaret Dili’ni yaygınlaştırmak amacıyla hazırlanan ‘Türk İşaret Dili ile Bariyerleri Aşın ve Uzlaşın’ (TİDBAU) projesi hayata geçiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçeşehir Üniversitesi ve İstanbul Edebiyat Derneği işbirliği ile hayata geçirilen ve Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğrenme Programı kapsamında başvurulan bin 250 proje arasından seçilen TİDBAU ile Türk İşaret Dili telefon, tablet ve bilgisayar gibi cihazlara girecek. Türk İşaret Dili, geliştirilecek yeni yazılım ve eğitim içeriklerinin sağladığı imkanlar aracılığı ile uzaktan öğretim programı sayesinde artık dileyen herkese ulaşacak. Bu uygulama ile hem isteyen herkesin Türk işaret Dili’ni öğrenebilmesi hem de işitme engelli vatandaşların yaşadığı iletişimsizlik sorunlarının çözülmesi hedefleniyor.<br />
<br />
<strong>UYGULAMANIN İÇERİĞİNDE NELER OLACAK?</strong><br />
<br />
Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Beşiktaş Kampüsü’nde gerçekleştirilen ve eğitim içeriği sağlayıcıları, öğreticiler ve işitme engelli kişiler ile ailelerinin yer aldığı TİDBAU’nun lansmanında uygulamanın faydalarının yanı sıra içeriği hakkında da bilgi verildi. Türk İşaret Dili’nin anlatımı için videoların, animasyonların, illüstrasyonların da kullanılacağı uygulama bir web portalı içinde yer alacak ve bu paralelde farklı platformlarda da çalıştırılabilecek.<br />
<br />
<strong>“AMACIMIZ HAYATI KOLAYLAŞTIRMAK”</strong><br />
<br />
Projenin amaçlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan TİDBAU Koordinatörü Doç. Dr. Tufan Adıgüzel şöyle konuştu:<br />
<br />
“Birinci amacımız işitme engeli olanların hayatını kolaylaştırıp, işitme engeli olan ve olmayanlar arasındaki iletişimi güçlendirmek. İkinci olarak işitme engeli olanlar Türk İşaret Dili’ni belli bir kapsamda biliyorlar. Ancak gördükleri bir yazıyı işaret diline çeviremiyorlar. Bu proje ile onların da kişisel gelişimini sağlayarak istihdam edilebilirliğini de arttırmayı amaçlıyoruz.”<br />
<br />
<strong>“KÜÇÜK ŞEHİRLERDEKİ İŞİTME ENGELLİLERİN İMKANLARI DAHA KISITLI”</strong><br />
<br />
Projede eğitmen olarak görev alan BAU İşaret Dili Eğitmeni Hale Ersöz Bozacı ise işitme engellilerin yaşadığı zorluklardan söz etti. “Bir işitme engelli hastaneye, belediyeye, adliyeye veya herhangi bir kuruma gittiği zaman insanlarla iletişim kuramıyor ve doğal olarak sorununu gideremiyor” diyen Bozacı, bu proje ile hem işitme engellilere hem de duyan insanlara katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti. <br />
<br />
Büyük şehirlerde işaret dili eğitimi alma imkanının olduğunu ancak küçük şehirlerde bunun çok mümkün olmadığını belirten Bozacı, “Küçük şehirlerde maalesef kurs görme şansınız daha az ve bu durum işitme engellilerin mağduriyetini arttırıyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-isaret-dili-akilli-cihazlar-ile-herkese-ulasacak</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171742248514544.jpg" type="image/jpeg" length="11434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TRT Belgesel Ödülleri''ne başvurular başladı]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/trt-belgesel-odullerine-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/trt-belgesel-odullerine-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT’nin, amatör ve profesyonel belgesel filmcileri desteklemek amacıyla başlattığı TRT Belgesel Ödülleri’ne başvurular başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TRT’nin, amatör ve profesyonel belgesel filmcileri desteklemek, belgesel türünün gelişmesi ve yaygınlaşmasına katkıda bulunmak, çeşitli ülkelerden farklı ve yüksek nitelikli belgesel filmlerin seyirciyle buluşmasını sağlamak ve uzun vadede dünyanın her tarafından belgeselcilerin buluşacağı ve düşünce alışverişinde bulunacağı bir zemin oluşturmak amacıyla başlattığı TRT Belgesel Ödülleri’ne başvurular başladı.<br />
<br />
2016 yılında 47 ülkeden 427 belgesel filmin katıldığı TRT Belgesel Ödülleri’ne 2017 yılında da yurtiçi ve yurtdışından yoğun bir katılım bekleniyor.<br />
<br />
Dokuzuncusu düzenlenecek olan TRT Belgesel Ödülleri’ne başvuru için son tarih 03 Şubat 2017. Yapılan başvuruların sona ermesinin hemen ardından gerçekleştirilecek ön elemenin sonuçları, 27 Şubat 2017’de açıklanacak. <br />
<br />
Finale kalan filmler, geçen yıllarda olduğu gibi, yapılacak halka açık ve ücretsiz gösterimlerle, yönetmenlerinin de katılımıyla 11-14 Mayıs 2017 tarihleri arasında belgesel sevenlerle buluşacak. <br />
<br />
Gösterimlerle eşzamanlı yapılacak Seçici Kurul değerlendirmeleri sonrasında, 15 Mayıs 2017’de düzenlenecek ödül töreni ile kazananlara ödülleri verilecek. <br />
<br />
TRT Belgesel Ödülleri, yarışmaya katılım koşullarını taşıyan herkese açık ve katılım ücretsiz. <br />
<br />
Ulusal Profesyonel Kategoride 45.000 TL olan en iyi film ödülü, Öğrenci Filmleri Kategorisi’nde 20.000 TL olarak belirlendi. Uluslararası Yarışmadaki en iyi film ödülü 45.000 TL. Bu ödüllerin yanı sıra her kategoride 2 özel ödül bulunuyor.<br />
<br />
Yarışmaya katılmak isteyenler, başvuru formunu ve ayrıntılı bilgileri, yarışmanın www.trtbelgesel.com web adresinden edinebilirler.<br />
<br />
<br />
YARIŞMA TAKVİMİ:<br />
<br />
Başvuru Başlangıç Tarihi: 28 Kasım 2016<br />
Yarışmaya Son Başvuru Tarihi: 03 Şubat 2017<br />
Ön Eleme Sonuçlarının İlanı: 27 Şubat 2017<br />
Yarışmaya Seçilen Filmlerin Malzemelerinin Son Kabul Tarihi: 17 Mart 2017<br />
Seçici Kurul Değerlendirmeleri: 11-14 Mayıs 2017<br />
Sonuçların Açıklanması ve Ödül Töreni: 15 Mayıs 2017<br />
<br />
ÖDÜLLER:<br />
Ulusal Yarışma<br />
Profesyonel Kategori<br />
En İyi Film Ödülü: 45.000 TL<br />
Özel Ödül: 35.000 TL<br />
Özel Ödül: 25.000 TL<br />
Öğrenci Filmleri Kategorisi<br />
En İyi Film Ödülü: 20.000 TL<br />
Özel Ödül: 15.000 TL<br />
Özel Ödül: 10.000 TL<br />
Uluslararası Yarışma<br />
En İyi Film Ödülü: 45.000 TL<br />
Özel Ödül: 35.000 TL<br />
Özel Ödül: 25.000 TL</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/trt-belgesel-odullerine-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171741378519247.jpg" type="image/jpeg" length="94743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk cerrahın tekniği tıp literatürüne girdi]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-cerrahin-teknigi-tip-literaturune-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-cerrahin-teknigi-tip-literaturune-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRK bilim insanlarının bulduğu cerrahi teknik, bilimsel dergi Surgery Innovation’da yayınlanarak dünya tıp literatürüne girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dünyada ilk kez uygulanan yöntemi, endokrin cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Yeşim Erbil buldu. Prof. Dr. Erbil’in tekniği ile tiroid kanserlerinde nükleer tıbbın kullanılmasına olan ihtiyaç ve ameliyat sonrası ses kısıklığı gibi komplikasyonlar ortadan kalkıyor.<br />
<br />
Her yıl Türkiye’de 20 insanda görülen tiroid kanserlerinde tedavi ile iyileşme oranının yüzde 100’e yakın olduğunu belirten Prof. Dr. Yeşim Erbil özellikle kanseri nüks eden ve ikinci kez ameliyat edilmesi gereken hastalarda kullanılacak tekniğini anlattı ve şunları söyledi:<br />
<br />
Daha önce kullandığımız teknikte radyoaktif madde kullanılıyordu ve madde yardımıyla tümörün olduğu bölgeyi tespit ederek tümörü temizlemeye çalışıyorduk. Ancak o yöntemde tümör tam olarak temizlenemiyordu. Ayrıca daha önce ameliyat edildiği için o bölgede dokular birbirine yapışık oluyordu ve tümörün olduğu bölgeye erişmek zor oluyordu. Şimdi ise manyetik bir madde veriyoruz. Manyetik olduğu için hem ameliyat edilecek bölgeye ulaşmayı kolaylaştırıyor hem de nükleer tıbba ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Önceden bu ameliyatları sadece nükleer tıp biriminin olduğu hastanelerde gerçekleştirebiliyorduk. Yeni teknikle ameliyat süresi de 2 saatten 30 dakikaya indi. Bunun yanı sıra ses kısıklığı, ameliyat yaralarının iyileşmesi gibi komplikasyonlar daha az oluyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/turk-cerrahin-teknigi-tip-literaturune-girdi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171741018511733.jpg" type="image/jpeg" length="75139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşte Türkiye''nin yeni nüfusu]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/iste-turkiyenin-yeni-nufusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/iste-turkiyenin-yeni-nufusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye nüfusu bir milyon kişi artarak 79 milyon kişi oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK tarafından gerçekleştirilen Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2016 Sonuçları’na göre, Türkiye nüfusu geçtiğimiz yıla göre 1 milyon 73 bin 818 kişi artarak 79 milyon 814 bin 871 kişi oldu. Buna göre toplam nüfusun yüzde 50.2’sini erkeklerin, 49.8’ini ise kadınların oluşturduğu belirtildi.<br />
<br />
İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların 2015 yılı oranı yüzde 92.1 olarak kaydedilirken bu oran 2016 yılında yüzde 92.3 olarak kaydedildi. <br />
<br />
Toplam ülke nüfusunun yüzde 18.5’ine ev sahipliği yapan İstanbul 14 milyon 804 bin 116 kişi ile, nüfusunu geçtiğimiz seneye göre yüzde 1 arttırarak en çok nüfusa sahip olan il olurken, Tunceli 82 bin 193 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu.<br />
<br />
Çalışma çağındaki nüfusun oranının geçtiğimiz yıla göre yüzde 1.6 artarak yüzde 68 olarak kaydedildi. Çocuk yaş grubundaki nüfus oranı yüzde 23.7’ye gerilediği ifade edilirken, 65 yaş üstü nüfusun ise yüzde 8.3’e yükseldiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/iste-turkiyenin-yeni-nufusu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171652028513353.jpg" type="image/jpeg" length="14224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye''de doğan ilk fil olan İzmir 6 yaşında]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/turkiyede-dogan-ilk-fil-olan-izmir-6-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/turkiyede-dogan-ilk-fil-olan-izmir-6-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZMİR Doğal Yaşam Parkı’nda doğan ve Türkiye’de dünyaya gelen ilk fil olan ''İzmir'', 6 yaşına girdi. 110 kilo olarak doğan sevimli filin 6 yaş ağırlığı 2.5 ton olarak tesbit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'de doğan ilk fil olarak tarihe geçen yavru fil 'İzmir'in 6 yaşına girmesi nedeniyle, İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı'nda mütevazı doğum günü partisi düzenlendi. İzmir’in ve ailesinin yaşam alanına en çok sevdiği meyvelerle '6' rakamı yazıldı, konuklara pasta ikram edildi. 110 kilo olarak dünyaya gelen ve 'Türkiye’de doğan ilk fil' ünvanıyla kısa sürede herkesin ilgi odağı haline gelen İzmir’in ağırlığı, 6 yaşında 2.5 tona ulaştı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/turkiyede-dogan-ilk-fil-olan-izmir-6-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171649338510300.jpg" type="image/jpeg" length="29116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çini sanatı Şehzadeler''de hayat buldu]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/cini-sanati-sehzadelerde-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/cini-sanati-sehzadelerde-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MANİSA''nın Şehzadeler İlçesi''nde Halk Eğitim Merkezi''nin açtığı çini kursunda üretilen eserler, beğeni topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi'nin açtığı çini kursuna katılanlar, usta öğretici Nalan Şerment'ten aldıkları eğitimle çini üretimi gerçekleştirdi. 1000 yıllık geçmişe sahip çini sanatını gelecek nesillere taşıyan kursiyerlerin elinden çıkan eserler beğeni topladı. Geçmişte genellikle cami, köşk, saray, çeşme, türbe gibi mimari yapıların iç ve dış süslemelerinde kullanılan çini sanatı, Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi'nde duvara asılacak birçok süs objesinin birbirinden renkli desenlerden oluşan süslemelerinde şekillendi. Çiziminden, fırında yapımına kadar tüm işlemleri kendileri yapan kursiyerler, ortaya çıkardığı ürünler ile çini sanatı ustalarını aratmadı. <br />
<br />
<strong>KAHVEHANEDE OTURANLARA ÇAĞRI</strong><br />
<br />
Çini kursu usta öğreticisi Nalan Şerment, evde oturan ve kahvehanede boş vakit geçiren emeklilere kursa katılmaları yönünde çağrı yaptı. İsteyen kursiyerlerin ürünü satarak gelir elde edebileceğini, isteyenlerin ise evinde dekor olarak kullanabileceğini kaydeden Şerment, "Çini kursu veriyorum ve yaklaşık 20 kursiyerim var. Kursiyerlerimden beşi erkek. Erkeklerin de ilgi gösterdiği bir kurs. Geleneksel çiniyi günümüze modernize ediyoruz. Sıcak ve güzel bir ortamda yapıyoruz. Haftada 2 gün arkadaşlarımız kursa gelerek çalışmalarını yapıyorlar. Kursumuza gelenlerin çoğunluğu emekli kursiyerlerden oluşmaktadır. Emekli erkek arkadaşlarımız gidip kahvehanede vakit geçireceklerine kurslarımıza gelip güzel bir şekilde vakit geçirsinler" diye konuştu. <br />
<br />
Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Kanca ise topluma faydalı olabilecek kursları açtıklarını belirterek, gayretlerinden dolayı tüm kursiyerleri gayretlerinden dolayı tebrik ettiklerini söyledi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/cini-sanati-sehzadelerde-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171650148518103.jpg" type="image/jpeg" length="70239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koyun yetiştiriciliğinde İspanya modeli]]></title>
      <link>https://www.turkogluhaber.com.tr/koyun-yetistiriciliginde-ispanya-modeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkogluhaber.com.tr/koyun-yetistiriciliginde-ispanya-modeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkaleli kadın yetiştirici Aysun Erden, üyesi olduğu koyun keçi yetiştiricileri birliği ile birlikte İspanya''ya gerçekleştirdiği ziyarette öğrendiklerini kendi çiftliğinde uygulamaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çanakkale'nin Bayramiç İlçesi Bıyıklı Köyü'ndeki işletmelerinde ailecek Tahirova Koyunu yetiştiriciliği yapan Erden ailesi, çiftliklerinde İspanya modelini örnek aldı. Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından yürütülen "Kaliteli Süt Çanakkale'den Geçer" Projesi kapsamında birlik üyeleri arasından seçilerek İspanya'daki küçükbaş hayvan işletmelerini ziyaret etme fırsatı bulan anne Erden, her gün kuzuları biberonla beslemeye ve öğrendiği beslenme yöntemlerini Çanakkale'deki çiftliğinde uygulamaya başladı. <br />
<br />
<strong>"KÖYDE YAŞAMAKTAN ÇOK MUTLUYUM"</strong><br />
<br />
Asıl mesleğinin hemşire olduğunu fakat ailecek işletmelerinde koyunlarıyla ilgilendiğini dile getiren Aysun Erden(45), "Her sabah 8:00'da önce hayvanların annelerini besliyorum. Daha sonra kuzu beslenmesine geçiyorum. Öğlene kadar beslenme ve yem ile su takibi sürüyor. Akşamüstü 16:00 gibi tekrar beslenme ve bakımları yapıyorum. Aslında hemşireydim ama şu anda hayvanlarımızla ilgileniyorum. Çok farklı bir iş değil. Bu işi çok zevk alarak yapıyorum ve köyde yaşamaktan çok mutluyum" dedi. <br />
<br />
<strong>"İSPANYA'DA GÖRDÜKLERİMİZİ UYGULUYORUZ"</strong><br />
<br />
İspanya'ya gerçekleşen gezide iki farklı işletmenin çiftliğini gezme fırsatı bulduklarını ve bu sayede kendi çiftliklerinde de değişiklikler yaptıklarını ifade eden Erden, "İspanya'da gezdiğimiz çiftliklerde; hayvan beslenmesi, sağlığı, bakımı ve süt sağımı konularında hem eğitim aldık hem de teknikleri yerinde birebir inceleme fırsatı bulduk. Orada sürekli kuzular biberon ve süt tozuyla besleniyor. Bunun daha ekonomik olduğunu söylüyorlar. Biz de kendi çiftliğimizde bunu uygulamaya başladık. Ayrıca beslenme konusunda bilgiler edindik ve bu bilgilerimizi de yine burada uygulamaya başladık" dedi. </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.turkogluhaber.com.tr/koyun-yetistiriciliginde-ispanya-modeli</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Mar 2017 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkogluhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkogluhaber-com-tr/imgs/040320171648538519661.jpg" type="image/jpeg" length="90725"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
