Gündem

Kahramanmaraş Yeni adli yıla ''Merhaba’ dedi

0

Adli Yıl açılışı, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ve Barosunca Adliye’de yapılan törenle açıldı.

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından gerçekleşen Adli Yıl açılış töreni Vali Vahdettin Özkan’ın açılış konuşması yapmasıyla başladı.  Vali Özkan, Yargı mensuplarının tatilde olmasına rağmen 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki süreci hızlı bir şekilde refleks gösteren yargı mensuplarına şükran borçlu olduğunu belirtti. Yargının demokratik toplumda olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Vali Özkan, Yeni Adli Yıl'da hukuk sisteminin daha çok gelişmesi ve insanların hukuk sisteminden mutlu olması dileğinde bulundu. Vali Özkan’ın konuşmasının ardından ise Cumhuriyet Başsavcısı İlker Yazıcı ve Baro Başkanı Av. Vahit Bağcı da birer konuşma yaptı.

 

''YARGI, DEMOKRATİK TOPLUMUN OLMAZSA OLMAZIDIR’

2016-2017 Adli Yıl açılışında, açılış konuşmasını yapan Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, yargının demokratik toplumun olmazsa olmazı olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Toplumların hayatında hukuk, hukuk sistemlerinin güçlendirilmesi, hukuk kurallarının evrensel normlara kavuşturulması ve insanlarımıza hizmet olarak sunulmasıdır. Yargı, demokratik toplumun olmazsa olmazıdır.  Bu yönüyle hakimlerimizin savcılarımızın adalet teşkilatlarımızın varlık sebepleri, misyonları toplumun bu yönden çok önemli misyon alanıdır. Yargı mensuplarının ülkemizde yapmış olduğu fedakârlık hem Türkiye genelinde hem ilimizde gecelerini, gündüzlerine katarak yapmış olduğu çalışmalar bütün toplum tarafından takdirle karşılanmaktadır. Yargı sisteminin iyileştirilmesi yönünde bildiğimiz gibi hem anayasal düzende hem de parlamento çalışmaları hem de stratejik alanlarda başta Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda ciddi çalışmaların mevcut olduğunu biliyoruz. Günümüzde konjektoriyel olarak baktığımız zaman demokratik bir toplumun muhafazası yönünde yine en büyük refleksi veren hâkimlerimiz savcılarımızdır. 15 Temmuzda demokratik sistemimizi yok etmek, insanlarımızın özgürlüklerini ortadan kaldırmak, sadece kamu yönetimini ele geçirmek değil aynı zamanda insanların düşünceleri üzerinde bir vesayet oluşturmak, FETÖ’ye mensup olmayanlara adeta hayat hakkı tanımayacak bir terörist girişim karşısında en hızlı, en nitelikli kurum yine yargı camiası olmuştur.''

 

''YARGI MEKANİZMASI HER GEÇEN GÜN DAHA İYİYE GİDİYOR’

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcısı İlker Yazıcı ise konuşmasında, yargı mekanizmasının her geçen gün daha iyiye gittiğini söyledi. Yazıcı, “Onur ve bağımsızlık tutkusunun sembolü olan; Cumhuriyetimiz bu günde aynı sorunlarla karşı karşıya olmasına rağmen milletimizin ortaya koyduğu birlik ve beraberlik duygusu ile kuruluşundan bu güne 93 yıldır dimdik ayaktadır ve sonsuza kadar da ayakta olacaktır. Cumhuriyetimiz yönetim biçimi olarak Laik, Demokratik hukuk devleti modelini esas almış, erkler ayrılığı ile devletimizin tüm kurumlarım denge sistemi içerisinde kurgulayarak bağımsız yargı mekanizması ile hem devlete olan inanç ve güveni, hem de birey hak ve özgürlüklerini teminat altına almıştır. Birçok sorunlara rağmen Cumhuriyetimizin her geçen gün daha iyiye gittiğini düşündüğüm yargı mekanizması içinde, demokrasiyi, hukuk devletini, bireysel hak ve özgürlükleri ve anayasal düzeni koruma yolundaki bu kutlu yürüyüşün bir ferdi olmaktan onur duyuyorum'' dedi.

 

''ÜLKEMİZ BUGÜN ÇOK CİDDİ SORUNLARLA KARŞI KARŞIYADIR’

Ülkenin çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Yazıcı, bu sorunlardan en büyüğünün terör sorunu olduğuna vurgu yaptı. Yazıcı, konuşmasına şöyle devam etti: “Terör olarak adlandırdığımız çağımızın, sınır tanımaksızın büyüyen ve gelişen canavarı, Emperyalist güçler tarafından bilinçli bir şekilde, bilhassa bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin büyüme ve kalkınmasının, barış ve huzur ortamının önüne set olarak çekilmek istenmektedir. Kaos, karmaşa, güvensizlik, belirsizlik, kitlesel korku ve panik ile oluşan istikrarsızlık ülkemizde ve dünyada terörün en önemli amaçlarıdır. Bu amaca ulaşmak için 17-25 Aralık süreçlerine kadar adlarını koyduğumuz terör örgütleri dışında farklı bir yapılanmanın, devletin tüm birimlerini adeta zehirli bir sarmaşık gibi sardığını ve bu yapının bir darbe girişimi ile küresel güçlerin işgal hareketine maşa olduklarını, üzülerek ve şaşkınlıkla müşahede ettik. Yıllardır tüm hücrelerimize sızmayı başaran bu hain yapının, kendisini en güçlü hissettiği bir dönemde giriştiği darbe kalkışması, şer odaklarının işin boyutunu nerelere götürebileceğini bizlere açıkça gösterdi. Bir zaman tüm uyarılara rağmen hani nerede silahlı örgüt. 2016-2017 Adli yılına girerken Ülkemizde, 15 Temmuz günü yaşananlar demokrasi tarihimiz açısından da önemli bir dönüm noktası olmuştur. 15 Temmuz darbe girişimine karşı milletimiz topyekûn bir karşı duruşla içimizde yuvalanan FETÖ hainlerine unutamayacakları bir ders vermiştir.''

 

''FETÖ’DEN BUGÜNE KADAR TOPLAM 325 KİŞİ TUTUKLANDI’

FETÖ ile mücadele kapsamında Adalet camiasının dik duruşu ile diğer kurumlara karşı örnek olduğunu ifade eden Yazıcı, FETÖ’den bugüne kadar toplam 325 kişinin tutuklandığını kaydetti. Yazıcı, “15 Temmuz gecesinde kendi varlıklarını hiçe sayarak FETÖ yapılanmasının robotlaşmış hainlerine, bu hainlerin sevk ve idarelerindeki son sistem savaş uçakları ve tanklara, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir cesaretle karşı duran ve bu uğurda şehadete kavuşan aziz şehitlerimizi ve yine aynı merkezden idare olundukları anlaşılan DAİŞ ve PKK terör örgütlerinin son dönemde Diyarbakır'da, Elazığ'da ve Gaziantep'te gerçekleştirdikleri saldırılarda hayatlarını kaybeden şehitlerimizi bir kez daha minnet ve rahmetle anarken, saygıdeğer ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Adalet camiamızda bu süreçte sergilediği dik duruşla tüm devlet kurumlarına örnek olmuş hatta FETÖ ile mücadele anlamında öncü bir tutum sergilemiştir. Adalet mekanizması bir cerrah hassasiyetiyle toplumun tüm katmanlarına yayılmış bu hain yapıyı açığa çıkarmak, deşifre etmek ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamak adına gece gündüz demeden varını yoğunu ortaya koymaktadır. Bu kapsamda Kahramanmaraş Adliyesi olarak Cumhuriyet başsavcılığımız nezdinde başlatılan soruşturmalarda 10 Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir. Bugüne kadar toplam 676 Kişiye FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakları dikkate alınarak, örgüt üyeliği ve sair eylemleri nedeniyle adli işlem yapılmış olup, bunlardan 325 kişi tutuklanmış, 233 kişi Adli Kontrol ile serbest bırakılmış, 113 Kişi ise ifadelerinin alınmasını müteakiben serbest bırakılmışlardır. Soruşturmalar tüm hızıyla devam etmekte olup bu yapıyla örgütsel bağı bulunan son kişi tespit edilip adalet önüne çıkartılıncaya kadar da devam edecektir. Bu yapıyla ve bu yapının eş zamanlı hareket eden ve aynı merkezden kontrol edilen hain kardeşleri oldukları 15 Temmuz sonrasında daha iyi anlaşılan PKK, DAİŞ ve DHKPC vs. gibi diğer terör yapıları ile de kesintisiz olarak mücadelemiz devam etmektedir. Tüm bu yapılarla mücadele anlamında Kahramanmaraş ili ölçeğinde özellikle 15 Temmuz sonrasında gecesini gündüzüne katarak üstün bir performans sergileyen başta kıymetli hâkim savcı meslektaşlarım olmak üzere, süreçte yer alan adliye personellerimize ve çoğu zaman hayatları pahasına mücadele sergileyen kolluk birimlerimize ve yine cezaevi müdürlerimiz ve personellerimize ayrı ayrı teşekkür ederim'' şeklinde konuştu.

 ''ADLİYEMİZE YENİ ATAMALAR OLACAK’

Kahramanmaraş Adliyesi’nde yeterli personelin bulunmadığını söyleyen Yazıcı, ilerleyen günlerde ki atamalar döneminde adliyeye yeni atamaların olacağını belirtti. Yazıcı, “Adliyemize Son kararname ile yapılan atamalar sonucunda cumhuriyet savcısı sayımız 19, hâkim sayımız ise 18 olmuştur. Kahramanmaraş Adliyesi iş yükü göz önüne alındığında bu sayıların çok yetersiz olduğu ortadadır. Önümüzdeki İlk kararnamede adliyemize bu durumu bertaraf etmek adına yeni atamaların yapılacağını ümit etmekteyiz. Ataması son kararnamede adliyemize yapılan hâkim ve cumhuriyet savcılarımıza Adliyemize hoş geldiniz diyor, yeni görevlerinin kendilerine sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini temenni ediyorum. Tüm bu duygu ve düşünceler ile geçmişte ülkemizde evrensel hukuk değerlerinin, ileri demokrasinin yerleşmesi ve yeşermesi adına pek çok hizmetleri bulunan, hukuka ve adalete hizmet eden, bir kısmı hayatta bir kısmı ise hakkın rahmetine kavuşmuş hukukçularımızı ve adliye çalışanlarımızı bir kez daha saygı ve rahmetle anarken, Kamu vicdanında bir kısım terör yapıları ile irtibatlı olup olmadıkları konusunda artık hiçbir tereddüt kalmayan hâkim ve savcı meslektaşlarımız ve personellerimiz ile adaletin doğru ve etkin bir şekilde, süratle gerçekleştiği inancını oluşturacak kararlara imza atacağımız yeni Adli Yılımızın, 1 Eylül Dünya Barış günü vesilesiyle adliyemize, ülkemize ve tüm insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini temenni eder, hepinize saygılar sunarım'' ifadelerini kullandı.

 

''15 TEMMUZDA ZORLU BİR DEMOKRASİ TESTİNDEN GEÇTİK’

Kahramanmaraş Baro Başkanı Av. Vahit Bağcı ise 15 Temmuzda zorluk bir demokrasi testinden geçtiklerini ifade etti. Bağcı, “15 Temmuz gecesi ülkemiz bir darbe girişimini ve tarihinin sivillere yönelik en büyük terör saldırısını yaşayarak zorlu bir demokrasi testinden geçmiştir. Kurgulanan bu senaryo hayata geçirilse idi kuvvetle muhtemel ülkemiz beraberinde işgalleri de yaşayacaktı. Şükür ki bu süreç, Türk milletinin cesareti ve kahramanca karşı koyuşuyla bertaraf edildi. Milletin bu tutumunun yanımda Cumhurbaşkanımızın, hükümet ve siyasi partilerin kararlı tavırları, TSK’nın önemli bir kısmının bu hareketi desteklememesi ve harekete karşı çıkması, polisin ağır kayıplara rağmen meşru hükümetin yanımda durması ve medyanın demokrasiden yana tavır alması gibi birçok sebeple girişim başarısızlığa uğramıştır'' dedi.

 

''FETÖ ÜYELERİNİN İVEDİLİKLE TESPİT EDİLMESİ GEREK’

FETÖ mensuplarının ivedilikle tespit edilerek gerekli cezaların verilmesi gerektiğini söyleyen Bağcı, suçlu ve suçsuzun iyi ayırt edilmesi gerektiğini belirti. Bağcı, “15 Temmuz Darbe girişimi, sadece Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisinde değil tüm devlet kurumlan da örgütlenmiş din kamuflajlı, FETÖ terör örgütü üyeleri tarafından gerçekleştirilmeye çalışılması sebebiyle diğer darbe ve darbe girişimlerinden ayrılmaktadır. Sivil halka ve Meclise uçaklar ve tanklar ile saldırmaktan kaçınmayacak kadar gözü dönebilen; Cumhurun başına suikast girişimini ordunun en özel kuvvetleri ile yapmaya çalışan; komutanlar, emir subayları ve özel kalem müdürleri ile esir edecek kadar sinsi ve tehlikeli yöntemler kullanabilen; onlarca yıl boyunca neredeyse ülkenin tüm kamu kurum ve kuruluşlarına hücrelerini fark ettirmeden yerleştirebilen; yerleştirdikleri hücreler ile siyasi, hukuki, ekonomik karar alma süreçlerini o ya da bu şekilde etkileyebilen FETÖ terör örgütünün tüm mensuplarının ivedilikle tespit edilmesi ve devletin tüm katmanlarından ayıklanması gerekmektedir. Bu da Yargının görevidir'' diye konuştu.

 

''OLAĞANÜSTÜ HAL KORKULACAK BİR ŞEY DEĞİL’

Olağanüstü Halin korkulacak bir durum olmadığını ifade eden Bağcı, sözlerinin devamında şunları dedi: “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik darbe ve işgal girişimin ardından ülkede düzenin kısa süre içerisinde sağlanabilmesi için olağanüstü hal ilan edilmiştir. Olağanüstü hal korkulacak bir şey değil, korkularımıza son verecek geçici bir durumdur. Yine bir olağanüstü halde çıkarılan 1982 Anayasasının “Temel Hak ve Özgürlüklerin Kullanılmasının Durdurulması'' başlıklı 15. maddesi ile üç güvence getirilmiştir. Bunlardan birincisi, milletler arası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi kaydı, İkincisi ölçülülük ilkesi ve üçüncüsü ise, maddenin 2’inci fıkrasında sayılan bir takım hak ve ilkelerden oluşan çekirdek alana dokunma yasağıdır. Bu üç ilke, olağanüstü hallerde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması güvenceli bir sistem oluşturmaktadır. Fakat Olağan Üstü Halin Demokrasi ve Siyaset tarihimizdeki uygulamalarına bakıldığında bu ilkelerin açıkça ve neredeyse tüm yurttaşları kapsayacak şekilde ihlal edildiği görülmektir. İçinde bulunduğumuz Olağanüstü hal döneminde ise “temel hak ve özgürlüklerinin kullanımının durdurulması'' sadece terör şüphelileri yönünden uygulanmaktadır. Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler, Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerimize göre hazırlanmaya çalışılmaktadır. Çünkü Olağanüstü hallerde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler yargısal denetimin “sıfır noktası'' olarak görülemez. Zira, Anayasa Mahkemesi her şeyden önce, önüne gelen işlemin, Resmi Gazetede konulan adıyla bağlı olmaksızın hukuki tavsifini serbestçe yapma yetkisi vardır. Eğer Anayasa Mahkemesi, önüne gelen işlemin bir «Olağanüstü hal KHK’si» olmadığı kanaatine varırsa, bu işlemi denetleyebilecektir. Denetim yasağı, ancak Anayasa Mahkemesi tarafından «Olağanüstü hal KHK’si» olarak nitelendirilen işlemler için geçerlidir.''

 

''AVUKATSIZ BİR ADİL YARGILAMA DÜŞÜNÜLEMEZ’

Avukatsız bir adil yargılanmanın düşünülemeyeceğini söyleyen Bağcı, son olarak sözlerine şunları ekledi: “Sadece olağanüstü hallerde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler hazırlanır iken bu noktalar dikkate almak yeterli olmayıp onların uygulamalarda da aynı titizlik gösterilmelidir. Yargılama süreçlerinde bireylerin Anayasamızın 36.» maddesindeki Adil Yargılanma Hakları'' ihlal edilmemelidir. Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 6. maddesinde “Adil Yargılanma Hakkı'' daha ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Sözleşmeye göre, masumiyet karinesi adil yargılamanın özünü oluşturur. Bir suç ile itham edilen herkes bazı asgari haklara sahiptir; Kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek, Savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmak, Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddî olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek gibi. Dolayısıyla Avukatsız bir Adil Yargılama düşünülemez. Çünkü Avukat, yargının Kurucu Unsuru Bağımsız Savunmayı temsil etmektedir. Avukat, yargılamanın her aşamasında özgürce söz sahibi olabilmelidir. Üstlendikleri vazifenin kutsallığın gereği görevini yapmaya çalışan avukatı da içine alacak şekilde Korku ve Paranoya ortamı oluşturmak Darbe, İşgal ve Terör faaliyetlerinin Sahiplerinin arzulayacağı bir durumdur. Milli Birlik ve Beraberliğiz için bu durumdan kaçınmak gerekmektedir. Her ne kadar Olağanüstü halde olsak ta Hukukun Evrensel İlkeleri gözetilerek, gereksizce ve ölçüsüzce hak ve özgürlük ihlalleri yapılmadan, adil yargılama süreçleri ile Suçlu ve Suçsuzun ayrılması ve nihayetinde ülkemizin kısa zamanda yeniden aydınlık günlere kavuşması dileğiyle Adli Yıl Açılışımıza onur veren konuklarımıza ve meslektaşlarımıza en derin saygılarımı sunuyorum.''

Düzenlenen açılış törenine Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, Garnizon Komutan Vekili Albay Bayram Ölçücüoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Deveci, Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcısı İlker Yazıcı, Kahramanmaraş Barosu Başkanı Av. Vahit Bağcı katıldı. Yapılan konuşmaların ardından ise açılış töreni sona erdi.

 

HABER: EMRE AKKIŞ