Çağımızın hastalığı olan kanser gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Kanser hastalığında yapılması gerekenler ve erken teşhisin önemi uzmanlar tarafından kamuoyunda sürekli gündeme getiriliyor.
Araştırmalara göre meme kanseriyle mücadele etme kapsamında araştırmacılar aileden gelme meme kanseri riski olan kadınların vardiyalı çalışmaması gerektiğini söylüyor. Bunun beraberinde uzmanlar erken teşhisin önemine vurgu yaptı. Konuyla ilgili Manşet Gazetesi'ne Röportaj veren Kahramanmaraş Halk Sağlığı Müdürlüğü Kanser Kontrol Birim Sorumlusu Hemşire Fatma Huzulu, sık sık kanser taraması yaptırılması gerektiğini belirtti.
Kanser Nedir?
Kanser kişinin vücudundaki hücrelerin gelişip, büyüyüp, bölünüp daha sonra bunların parçalanarak yok olması gerekir ama bu hücrelerin parçalanmayıp vücuttan yok olmayıp kontrolsüz bir şekilde sistemden ayrı bir şekilde büyüyüp daha sonra damarlar tarafından beslenerek tümörleşmesi ve büyüdüğü organı tutup orada hastalık haline getirmesidir. Vücudun kendi kendine yaptığı bir hastalıktır. Dışardan alınan, bulaşan bir hastalık değildir.
Kanser olan kişilerin ne gibi önlemler alması gerekir?
Ailesinde kanser olan kişilerin yaşam tarzlarına daha dikkatli davranmaları gerekir. Özellikle bizim taranabilir kanser türleri dediğimiz Meme Kanseri, Rahim Ağzı Kanseri ve Kolon kanseri olan aile bireyi var ise onların bu taramalarını hiç bir şekilde ihmal etmeden mutlaka düzenli olarak yaptırmaları erken evrede kanser riskini ortadan kaldırmaları gerekir.
Meme Kanseri Nedir?
Süt ve kanalların tümörleşmesi, tıkanması hücrelerin orda büyümesiyle oluşan bir durumdur. Meme kanseri bazen belirti vermeyebilir ama genellikle memelerde şekil bozukluğu, meme uçlarının içe doğru göçmesi yada dışarı doğru çıkması. Yine meme uçlarında bir şekil bozukluğunun meydana gelmesi, ödemleşme, memelerde şişme, kızarıklık, ağrı gibi belirtiler gösterir.
Meme Kanserini tetikleyen ve riski artıran faktörler nelerdir?
Bizim kendi yaşam tarzımıza dikkat etmezsek kanseri tetiklemiş oluyoruz. Dengeli ve sağlıklı beslenmemek, hazır gıda tüketimi, aşırı kilo, egzersiz yapmamak, sigara içmek, alkol kullanmak, kimyasallara maruz kalmak gibi durumlarda kanser riskini tetikler. Birde genetik geçiş vardır halk arasında ırsi denilir. Eğer ki kişinin birinci derece akrabalarında herhangi bir kanser görüldüyse o kişilerinde kansere yakalanma riskleri daha fazladır. Ailede meme kanseri olan anne, abla, teyze hala gibi yakın akrabalar diğer insanlara göre kanser riskini yüzde 15 yada yüzde 20 artırır.
Erken tanı yöntemleri nelerdir?
20 yaşından itibaren her kadının ayda bir defa kendine eliyle muayene etmesi gerekir. Aynanın karşısına geçip ilk önce gözlemleyip memeleri simetrik mi, herhangi bir ödemleşme, şişme, çökme var mı, renk değişiliği renk bozukluğu varmı bunlara bakıcak ondan sonrasında düz bir zemine uzanıp kendi eliyle meme dokusuna bastırarak dairesel haraketlerle muayenesini yapıcak. Bu kontrol sırasında ellerine kitleler gelebilir bu şekilde farkedebilirler. Meme ucundan bir baskıya, sıkmaya maruz kalmadan bir akıntı yada kan gelmesi durumu olabilir. Portakal kabuğu dediğimiz pütür pütür bir görüntü ortaya çıkabilir. Meme dokusu koltuk altı left bezleriyle komşu olduğu için left bezlerinde şişmeler meydana gelebilir. 30-40 yaş arası yılda bir defa yada iki yılda bir defa bir doktorun muayene etmesi gerekiyor. 40 yaşından itibarenden de sağlık bakanlığı politikası olarak her kadın Ketem Merkezleri'nde ücretsiz olarak 2 yılda bir mamografilerini çektirebilirler.
Mamografi konusundada kadınlarımızda çekinme durumu söz konusu oda göğüs sıkıştırılıyor çok can acıtıyor diye düşünüyorlar ama öyle değil onlar eski yöntemlerdi. Artık gayet dijital, modern aletler kullanılıyor. Bunlarda acı, his kaybı, kadınlarımızı uzun sürece bekletecek durumlar söz konusu değil. Yaklaşık bir, bir buşuk dakika içerisinde memenin mamografisi çekiliyor.
Doğum ve emzirme ile meme kanserinin ilişkisi var mı?
Emziren kadınların özellikle 27 yaşından önce doğum yapmışsa meme kanserine yakalanma riskleri daha azdır. Emzirme olumlu yönde etkiler. Bebeğimize dünyanın en iyi besinini vermiş olup hemde kendimizi meme kanserinden korumuş oluyoruz. Süt salgılanması çok önemlidir.
Bitkilerden şifa elde edilebilir mi?
Farmakoloji dediğimiz ilaç bilimi dediğimizde tabiki doğada ki bitkilerden yararlanılıyor ama bunlar gayet laboratuvar ortamlarında uzun yıllar süren çalışmalar sonucunda diğer etken maddeler bir araya getirilerek denenerek elde edilen ilaçlardır. Ben doğaya çıktım herhangi bir x otu buldum kaynattım içtim meme kanseri geçti gibi birşey yok. Bu tarz şeylere insanlarımız çok inanıyor ama yanlış bir düşünce. Bunlar yüzünden sakatlıklar, ölümler bile gerçekleşiyor. Durup dururken maddi manevi, psikolojik kayıplar oluyor. O yüzden en güzeli kadınlarımızın eğitim almaları gerekir. Bunu bilmeli, kendilerini bilmeli ve modern yöntemlere, doktorlara, bu tür taramalara güvenip bu şekilde kontrol altında olmalıdırlar.
Yurt dışında daha iyi bir tedavi her zaman mümkün mü?
Ketem bize bağlı bir birimdir. Biz burda 3 kanser türünü tarıyoruz. Meme kanseri, rahim kanseri ve bağırsak kanserlerini tarıyoruz. Dünyada bu 3 kanserini tarıyor. Bizim diğer ülkelerden aşağı kalır bir yanımız yok. Diğer ülkelerde nasıl iyi doktorlar varsa bizim ülkemizde de kalifiyeli elemanlar bulunmaktadır. Bunlardan başlıca örneği geçenlerde nobel ödülünü alan Aziz Sancar'ıda örnek olarak verebiliriz. Bunun yanında son yıllarda gittikçe artan Sağlık Turizmi'nde bunlar arasında yer almaktadır. Sağlık Turizmi'nde ülkemize dışardan tedavi olmak için bir çok insan gelmektedir. Bunlar genellikle diş yaptırmaya ameliyat olmak için bizim ülkemize geliyor.
Meme kanserine yakalanmış insanları yönlendirdiğiniz bilgilendirme ve destek grupları var mı?
Bu konu hakkında bir çok dernek bulunmaktadır. Bu hastayı yönlendirmek ve motive etmek için kurulmuş kurumlar bulunmaktadır. Biz ise olayın daha çok koruma yönündeyiz. İnsanların kansere yakalanmadan önceki taramalarını yaptığımız ve onların tedavileri için çalışmalar yapmaktayız. Bu dernekler gibi hastalara dokunmuyoruz ama bizde onlar için gerekli tedavi hizmetleri yapıyoruz.
Düzenli kendini kontrol ve mamogrofi arasındaki farklar nelerdir?
Mamogrofinin amacı derinde ele gelmeyecek olan küçük kitleleri tespit etmektir. Mamografi 2 yılda bir çekilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra jinokolojik muayenelere gitmeye devam etmeliyiz. Mamografi aralığı iki yıl olsada bu iki yıl içerisinde insana bir şey olmayacağı anlamına gelemez. Yine kendileri muayeneleri yapılsın ona göre kendilerinin durumlarına bakarak gerekli yerlere yönlendirilir. Bunun yanı sıra ketem merkezimiz bulunmaktadır. Taramaları ve analizleri yaptığımız bölümdür. Bu taramalar yapılırken hiç bir acı hissedilmez. Taramalardan hiç bir ücret talep edilmez ve taramaların doğruluk değerleri oldukça yüksektir. Kişinin sosyal güvencesinin olup olmamasının hiç bir önemi bulunmamaktadır. Tarama esnasında hiç bir hastanın başka bir hasta ile karşılaşma imkanı bulunmamaktadır. Sadece o hastaya özel tedavi edilmektedir.
Haber: Meliha Şeyda Akçakale




