Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden yaklaşık 5 aylı gibi bir süre geçti. Sağlık sisteminde yaşanan sorunlar gün geçtikçe çığ gibi büyüyor. Kentte hizmet veren özel ve kamu hastanelerinin depremlerde hasar alması, kronik hastalığı ve kalp rahatsızlığı bulunan vatandaşların tedavilerini şehir dışındaki hastanelerde sürdürmesine neden oldu. Diğer taraftan Kahramanmaraş’ta bina yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları devam ederken bina enkazından çıkan tozların içerisinde bulunan asbest gibi kimyasal maddeler vatandaşların ciddi anlamda sağlık sorunları yaşamasını yol açabiliyor. Bu durumun önlenmesi için bina yıkımı ve enkaz kaldırma çalışmalarının sulama yapılarak gerçekleştirilmesi önem arz ediyor. Kentte yaşanan sağlık alanındaki sorunlara değinen Kahramanmaraş Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Lütfi Tiyekli, depremlerden sonra ağır yara alan Kahramanmaraş’ta görev yapan sağlık çalışanlarının istek ve taleplerini tek tek sıraladı.

YATAK KAPASİTESİNİN ÇOĞUNLUĞUNU DEPREM NEDENİYLE KAYBETMİŞ DURUMDAYIZ

Başkan Yenipınar, memur ve emeklilerin sorunlarını gündeme taşıdı Başkan Yenipınar, memur ve emeklilerin sorunlarını gündeme taşıdı

Dr. Lütfi Tiyekli, “Depremler şehrimizi yıktığı gibi sağlık sistemimizi de neredeyse tamamen yok etme durumuna getirmiştir. Deprem nedeniyle Kahramanmaraş'ta sağlık hizmetlerine ulaşım isteği artmış iken maalesef sağlığa erişim zorlanmıştır. Bugün Kahramanmaraş'ta kalp krizi geçiren hastalar il dışına sevk edilmektedir. Bu Kahramanmaraş için utanılacak ve kaygı duyulması gereken bir durumdur. Bu şehirde sağlık hizmetinin en önemli unsuru olan yetişmiş insan gücü göçü yaşanmaktadır. Hekimlerimiz şehirden ayrılmaktadır. Bugün Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden bir sürü hocamız ayrılmış veya ayrılmak üzeredir. Hekimlerimizin barınma sorununun çözülmesi için bir çalışma yapılmamaktadır. Hekimlerimiz giderken yeni geleceği söylenen hekimlerimiz barınma sorunu nedeniyle, maddi sorunlar nedeniyle bu şehre gelmemektedir. Hastalarımıza hizmet verecek yatak kapasitesinin çoğunluğunu deprem nedeniyle kaybetmiş durumdayız. Şehrimizin en büyük devlet hastanesi Necip Fazıl Şehir Hastanesi geçmişte yapılan hatalarını Kahramanmaraş'a ödetmektedir. Şu an neredeyse devre dışıdır Sadece göstermelik olarak açık tutulmaktadır. Özel hastanelerimizin iki tanesi şu an kullanılamaz durumdadır. Bu şehrimizde çok ciddi bir kapasite sorunu oluşturmuştur. Hastalarımız için maalesef yeterli yatak ve imkân kalmamıştır. Çevresel kirleticinin artması nedeniyle hastalıklarda ciddi artışlar görülmektedir. Bugün bu şehirde bir asbest sorunu vardır. Bugün almadığımız tedbirin cezasını 15 yıl sonra kanser vakalarının artmasıyla göreceğiz. Bugün maske kullanma gibi basit bir ucuz tedbirle önleyebileceğimiz hastalıkların tedavisi için yıllar sonra acılar çekeceğiz ve dünyanın parasını harcayacağız. Nasıl bu şehir zamanında tedbir almadığı için yanlış yapılan inşaatlarla yıkıldıysa 15 yıl sonra da insanlarımız bu şekilde zarar görecek. Bugünden tedbir almak çok daha kolay ve çok daha ucuz.

GÖÇMEN NÜFUSTA AŞIYLA ÖNLENEBİLEN HASTALIKLAR KONUSUNDA SIKINTILAR YAŞAMAKTAYIZ

Yıkımlar konusunda çevresel kirleticilere maruz kalan işçilerimizin durumu çok kötüdür. Şu andaki yapılan çalışmalarda hiçbir iş güvenliği önlemi alınmamaktadır. Bu kişiler de mutlaka tedbir alınması lazım. Devletin bu konuda iş sağlığı, iş güvenliği konusunda yeterli ve gerekli mekanizmaları çalıştırması lazımdır. Şehrimizde, yıkımlarda onlarca iş kazası yaşanmakta ölümler olmaktadır. Bunların kamuoyunda şu an dikkat bile çekmemektedir. Ama bu kaybedilenlerin hepsi bizim canlarımızdır. Bunları unutmamalıyız. Bugün şehrimizde önlenebilir hastalıklar konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktayız. Özellikle göçmen nüfusta aşıyla önlenebilen hastalıklar konusunda sıkıntılar yaşamaktayız. Bugün şehrimizde kızamık vakaları görülmektedir. Bu Türkiye'nin bir ayıbı olduğu gibi Kahramanmaraş'ın da bir ayıbıdır.

Editör: Didem Kayabaşı